|
Özel Arama
|
Ana Sayfa Felsefe Güncel Siyaset Tarih
ŞAMPİYONLUĞU KAÇIRDIK AMA “İMPARATOR”’DAN KURTULDUK
“İmparator” 96 Avrupa Şampiyonası’ndan sonra yaptığını, 2008’de de yineleyerek ne kadar güvenilmez olduğunu bir kere daha ortaya koymuştur. Umarım federasyon yöneticileri akıllarını başlarına devşirerek güvenilmezlerden kaçınırlar.
Kalemşörlerimiz ve futboldan anladıklarını iddia edenler ikiye bölünmüşlerdir: Fatihçi olanlar ve karşı olanlar. Fatihçi olanlar Fatih Terim’in ne kadar başarılı olduğunun reklamını yaparken diğerleri oldukça çirkinleşebilmişlerdir. Fatih Terim başarılı mıdır? “İmparator” döneminde koltuğunuza yaslanarak izleyebildiğiniz tek maç hatırlıyorsanız başarılıdır. Dünya şampiyonu Almanya karşısında yaşamadığımız sıkıntıları Malta maçında yaşamadık mı?
Turnuva boyunca maçlarımızı yöneten hakemler, Türkiye’nin önünü kesmek için her şeyi yapmışlardır. Buna rağmen hakemlere sövmeye hakkımız olduğunu sanmıyorum. Unutmayalım ki Macaristan maçındaki hakem hatası olmasaydı bu turnuvada hiç olmayacaktık. Bu da “İmparator”’un başarılarından olsa gerek.
Hakemler ve sakatlıklar sayesinde Almanya karşısına ideal takım tertibimize yakın bir kadroyla sahaya çıktık. Sadece iki eksiğimiz vardı: Sağbek ve stoper. Grup maçlarındaki taktikler için bir şey söylemeyeceğim. Takımın gücü gizlenmek istenmiş olabilir. Böylece Milli Takım üzerinde kumar oynanmıştır. Zaten Fatih Terim döneminde hep kumar oynamışızdır: Yazı gelince kazanmışız, tura gelince kaybetmişizdir. İsterseniz yarı final maçına yakından bakalım.
Tümer, Gökdeniz ve Emre Belezoğlu 23 kişilik kadro içinde hiç olmamalıydılar. Sağ kanat oyuncusu olarak Sabri, Hamit, Kazım ve hatta Gökdeniz kadroya alınmıştır. Aynı maçta sadece biri oynayabilir. Buraya ayrılan fazla kontenjan sağbek ve stoper mevkilerinde fedakarlığa gidilmesine yol açmıştır. Yediğimiz üç gol ve verilmeyen penaltı sağbek eksikliğimizden kaynaklanmıştır. Sağbek olarak oynatılan Sabri, ileri çıktığında Kazım veya görevlendirilecek bir oyuncu bu alanı kapatmalıydı. Yapılmamıştır ki bu taktik hatasıdır. Gerideyken alınan bu risk hoş görülebilir ama öndeyken bağışlanamaz. Bu mevki doldurulsaydı Almanlar bizi ortadan zorlayacaklardı ki bu sefer de stoper açığımız kendini gösterecekti. Eğer başlangıçta kadro mevkilere göre ayarlanmış olsaydı Almanya Türkiye karşısında pozisyona bile giremeyecekti. En kötü ihtimalle maçı 1-0 kazanmış olacaktık. Sağbek eksikliğine Sabri’nin kendi hataları da eklenince bu kanattan 3 gol yedik. İşte Fatih Terim mucizesi!... Alman kalecinin “Almanya ile oynuyorsanız defansınıza dikkat edeceksiniz” diyerek dalga geçtiği kim? Sabri mi, Fatih Terim mi?
Şüphesiz ki daha pek çok taktik yanlışları var. Bunları da kalemşörler anlatsın.
Federasyona da bir çift sözüm var: Kazanılan paranın tamamı oyunculara dağıtılacağına en azından yarısıyla futbol okulları yapmayı niye düşünmediniz? Kadroda olmaması gereken oyuncuları kadroda olmasının bu dağıtılacak ulufeyle ilgisi var mı? Hiç kimsenin bu fukara milletin parasını ulufe olarak dağıtmaya hakkı yoktur. Sizlere hakkımı helal etmiyorum.
Ben kim miyim? Sadece işe yaramaz bir futbol seyircisi. Amaaaa…. Ekranı karartmak elimdedir.
Kenan Aydın
NOT: Bu yazı Fatih Terim'in Avrupa Şampiyonası'nda istifası üzerine kaleme alınmıştı. Yeniden görevlendirmenin yaoılması üzerine de yayından kaldırılmıştı. Keşke haklı olmasaydık. Bu fukara halkın milyonlarca lirası Avrupa'nın en pahalı hocasına ödenmiş ve milyonların umutlarıyla oynanmıştır. Halkın parasını bu kadar kolay harcayanlara HAKKIMI BİR KEZ DAHA HELAL ETMİYORUM.