w

Ana Sayfa
 

TC: Oligarşik Diktatörlük

"Burası Türkiye" dediğimiz zaman dudaklarımızda alaycı bir gülümse oluşur. Çünkü yine "olması gereken" ile "olan" arasında derin bir fark oluşmuştur. Dünyanın başka hiç bir ülkesinde görülmeyen özelliklerimiz vardır. Keşke bu özelliklerimizle gurur duyuyor olsaydık. Yazık ki utanmamız gerekiyor. Ve yine yazık ki utanmak yerine alay ediyoruz. Sanki başka çaremiz de yok gibidir.

82 anayasası oylanırken bir köşe yazarımız, köşesinde hayır oyu kullanacağını açıklamış, bir başka köşe yazarı da "ben onu tanırım, hayatı boyunca muhalefette kalmıştır. Evet oyunun çoğunlukta olduğunu görmüş olmalı ki sırf muhalefet olsun diye hayır oyu verecek" eleştirisini getirmişti. Eğer aydınım diyorsanız muhalif olmak zorundasınızdır. Hükümetlere 300 küsur milyar lira (eski parayla 300 küsur katrilyon lira) para (bütçe) veriyoruz. Elbette bir şeyler yapmak zorundadırlar. Yanlışları yüzlerine vurulmalıdır ki hep güzel şeyler yapmaya çalışsınlar, ya da yanlışlar batağına saplanmasınlar. İşte bu yüzden aydınlar ve sanatçılar muhalefet yapmak zorundadırlar. İktidar partisine oy vermiş ve bir dahaki seçimde yine oy verecek olsalar bile. Yine aydınlar "iktidar karşıtı" olamazlar. Ülkedeki eksiklikleri tespit etmek, ihtiyaçları belirlemek ve iktidarlara yol göstermek aydınların görevidir. Aydın geçinenler "iktidar yanlısı" ve "iktidar karşıtı" diye bölünmüşlerse onlar gerçekte aydın değildirler. İşte bu yüzden ülkedeki yanlışlar kangren haline gelmiştir. Hiç kimse de düzeltilmesi için parmağının ucunu bile oynatmamaktadır.

Halkın tercümanı olması gereken aydınımsıların suskunluğu, devleti oluşturan kurumların denetimsiz kalmasına yol açmıştır. Her kurum, kendisini yasaların üzerinde görmüş, zamanla da yasaların üzerindelik alışkanlık haline gelmiştir. Artık kurumları sınırlayan yasalar değil, diğer kurum veya şahısların gücüdür. Bu gücü yakın geçmişimizde meydana gelen iki somut örnekle açıklayalım:

Isparta'da iniş halindeki uçak düştü ve içinde bilimadamlarımızın da bulunduğu pek çok insan öldü. Gerekli deliller toplandıktan sonra da yargılamaya geçildi. Bu yargılamanın sonucunda ölümlere sebep olan veya olanlar tespit edilip cezalandırılmış olacaktır. Basından öğrendiğimize göre, uçak firmasının genel müdürü ve uçakların bakımından sorumlu bakım teknisyeni yargılanmaktadır. Yasalarımıza göre, yaşıyor olsalardı pilotlar da yargılanacaktı. Olması gereken de budur zaten. Bakım teknisyeni, uçağın gerekli bakımını, gerektiği gibi yapmışsa beraat edecektir. Yapmamışsa ve bakımların yapılmasını genel müdür engellemişse genel müdür kusurlu, engellememişse kusursuz bulunacaktır. İşte yargılamanın amacı budur. Ancak; firma THY olsaydı genel müdür yargılanamazdı.

Mekece'de "hızlı tren" diye adlandırılan tren raydan çıkmış ve yine çok kişi hayatını kaybetmiştir. Basından öğrendiğimize göre yargılanan sadece makinisttir. İsterseniz önce bu kazaya sebep olabilecek unsurları gözden geçirelim:

a. Raylar hızlı treni kaldırabilecek kapasitede değildir.

b. Rayların kapasitesi vardır ama gerekli bakım yapılmamıştır.

c. Vagonların dingil sistemlerinin (bojilerinin) kapasitesi yetersizdir.

d. Bojilerin bakımı yapılmamıştır.

e. Tren kapasitesinin üzerinde yüklenmiştir.

f. Makinist hata yapmıştır.

Bu ihtimallere göre başbakan, ulaştırma bakanı, TCDD genel müdürü, ray bakım teknisyenleri, boji imalatçısı, boji bakım teknisyenleri, trenin yüklenmesinden sorumlu birim amiri ve makinist birlikte yargılanmalıydı. Bu sayılanların yargılanmasını engelleyen hiç bir yasal hüküm yoktur. "Dokunulmazlık" bu davada geçerli değildir. Ülkemizde bırakın başbakanı, bakanı, genel müdürü il müdürü bile yargılanamaz. "Bağımsız yargı"nın bu yargılamayı yapmaya gücü YETMEZ.

İşte "T.C. Oligarşik Diktatörlük" kitabı, bütün sorunların kaynağı olarak devlet kurumlarının kendilerini yasaların üzerinde görme alışkanlığını görmektedir. Vatandaşlarına kaşlarını çatarak bakan bir devlet yerine gülümseyerek bakan bir devlet arzulamaktadır. Bu bakış açısıyla "maalesef" farklı bir kitaptır.

 

Net Kitap

Çatalçeşme Sok. Nu: 1/1

Cağaloğlu/İstanbul

İmge Kitabevi

Konur Sok. No: 17

Kızılay/Ankara

www. kitapyurdu.com

www.idefix.com


Ya da

Diğer İnternet kitapçılarından alabilirsiniz.