Back to previous chapter Next chapter
Ana Sayfa

Sevgililer Günü'nde Yitirdiklerin

Rast gitmediyse bir işin,
Ne dertlen, ne düşün.
İşte! Suçlu burada!
Vur abalıya gitsin.

Sırtı kalındır, acıtmaz,
Kalbi temizdir, kin tutmaz
Deyip öyle bir vurdun ki:
Derin derin yaralar açtın,
Ne kapanır, ne kabuk bağlar,
Sızım sızım sızlar,
Oluk oluk kanar.

Varsa eğer:
Kurulunca mahşer,
Açılınca büyük defter,
Demezler mi sana ey yar,
Haydi gel, hesap ver!

Seni, ne yaptım da yıktım?
Samimiyetimle gelmedim mi?
Dertlerinle yanmadım mı?
Sevincine gülmedim mi?
Kalbimi sunmadım mı?
Sana hayat bağışlamadım mı?
Artık abalı olmaktan bıktım:
Gözlerimin ufkunu yaktım,
Yokluğunda varlığına aktım,
Eridim... Eridim...

Her şey kendiliğinden gelişti.
Sanki...
Sanki, görünmez bir çift el,
Ağlarını bizim için örmüştü:
Karşılaştık, tanıştık, görüştük.
Önce güvendik birbirimize,
Sonra sevdalandık.
Yoksa...
Önce sevdalanıp, sonra mı güvendik?
Kavramlar karıştı.
Biz değil ama,
Duygularımız sarıştı.
Birilerini rahatsız etti sevdamız,
İftiralara kurban gitti sevdamız.
Senin yegane özgürlüğün,
Bana arkanı dönmekmiş.
Benim kaderim:
Aşkında yanmak,
İthamlarında sönmekmiş.
Hani, ben mükemmeldim?
Sana, hangi kusurla geldim?
Bir sonbahar olacaktım.
Kıra kıra dal mı bıraktın?
Hangi yaprakla hazan yaşayacaktım?
Bunu bile esirgedin benden,
Hakk'ın divanında davacıyım senden.

İhtiyaç duyar da çağırırsan,
- Bir gün suçlayıp kovarsın, bilirim, -
Seni seviyorum; kıyamam, gelirim.
Yine hayat veririm.
Bilmediğin bir şey var ancak:
Kalmadı yüreğimde ne beyaz, ne kırmızı gül,
Sevgililer Günü'nde sana sunacak.

14.02.2006

Kenan Aydın

Back to previous chapter Next chapter
Geri | İleri

Serbest Şiir'e DÖN