|
Ana Sayfa |
Aylin'i bir türlü yakalayamıyordum. Bir aramam daha reddedilmişti. Ailesine insan demeye dilim varmıyordu.
Bu günlerde ses sanatçısı Sami Sert ile karşılaştım. Kendisiyle tanışıyorduk. Hikâyemi de özet olarak biliyordu. Aylin'e konser verip veremeyeceğini sordum. Kabul etti. Ben de Aylin'e yazdım:
"Aylin, türküleri çok özlediğini söylemiştin. Ben de türkücü Sami Sert ile görüştüm. Belki adını duymuşsundur. "Can Kardeşim" adlı eseri çok tutulmuştu. Sana konser verebilecek. İster misin? Yalnız, birkaç gün sonra Fransa'ya gidecek. Gitmeden de olabilir, geldikten sonra da. O, Ali abisini kırmaz. Ne dersin? Cevabını bildirirsen sevinirim. Sevgilerimle. Ali abin"
Aradan bir hafta geçmesine rağmen ne bir cevap gelmiş, ne de Aylin'le konuşa bilmiştim. Son konuşmamızdan bu yana tam 25 gün geçmişti. Yine osuruktan nem mi kapmışlardı?
"Bu mesaj, Aylin'in ailesi olduklarını iddia edenleredir. Olaylar, onun tek gerçek ailesinin Ali abisi olduğunu göstermiştir. Ben, onu yaşatmak için ne kadar savaşmış isem, siz de öldürmek için o kadar mücadele ettiniz. Aylin'in ölümü, planlı bir cinayet olacaktır. Size güvenmediğim gibi Aylin'e de güvenmiyorum. Bir sevgi, içinde güven barındırmıyorsa kalıcı olamaz. Başka hedeflerim olabilir ya da olmayabilir. Bunu bilemezsiniz. En öncelikli hedefim, onun iyileşmesidir. Bunu biliyorsunuz. İçinizde birazcık insanlık varsa sizin de hedefiniz bu olmalıdır. Yani hedeflerimiz ortak olmalı. Neden benimle işbirliği yapacağınız yerde suratıma telefon kapatıyorsunuz. Onu daha iyi motive edebilmem için bilgiye ihtiyacım var. Neden ısrarla benden bilgi saklıyorsunuz? Gitmemi mi istiyorsunuz? Söyleyin yeter. Giderim. Geçmişte yaşadıklarımı bir daha yaşamayacağım. Neden gittiğimi ona SİZ anlatırsınız. İnanır mı bilmem. Ali"
Arama sıklığımı oldukça düşürdüm. Haftada iki gün, en fazla üç kez aradım. 27 Aralık'tan itibaren içimde doğan bir hisle her gün ve dört beş arama yapmaya başladım. 30 Aralık, saat 23:32' de Aylin'in körsescisinden aşağıdaki iletiyi aldım:
"ONU KAYBETTİK."
Bu acı haber, bende yılbaşı tebrik iletileri kadar bile anlam ifade etmedi.
"Gelmek istiyorum. Ne zaman ve nereden gideceğini bildirir misiniz?"
Körsescim çaldı. Arayan Aylin'in teyzesi Aybike idi. Ağlıyordu. "Başınız sağ olsun" demek içimden gelmedi.
- Başımız sağolsun.
- (Karşımdaki ağlıyor ve konuşmuyordu. Teselli aradığını hissettim. Benimse
canilere verilecek tesellim yoktu.)
- (Ağlamaklı bir sesle) Ne zaman, nerden gideceğini bildirir misiniz?
- O, şu an yurt dışında. Bir buçuk aydır yurt dışında yoğun bakımdaydı. Sizin
üzülmenizi hiç istemezdi.
- Evet (uzun bir sessizlik oldu).
- Şimdi kapatmak zorundayım.
- Geldiğinde bana haber verirseniz sevinirim.
- Veririm.
Günlerce haber çıkmadı. Aramalarım da cevapsız kaldı. 3 Ocak'ta iletiyle sordum:
"Aylin'in ne zaman geleceği belli olmadı mı? Ali."
Aile yeniden sessizliğe bürünmüştü. Nasıl bir mantık taşıyorlardı ya Rabbi? Sanki Aylin'in cenazesi bile benden esirgeniyordu. Ailesinin bana onun ölümünü bildireceklerini bile sanmıyordum. Hiç değilse bunu söylemişlerdi.
Onlardan umudumu kesmiş ve Aylin'in mezarını aramaya karar vermiştim ki 21 Ocak saat 03'e doğru bir ileti geldi:
"YURDA YENİ GETİREBİLDİK. DOĞUM YERİ OLAN ARDAHAN'I İSTEMİŞ. ÖĞLE NAMAZINDAN SONRA UĞURLAYACAĞIZ. SİZE BİR MEKTUP YAZDIRMIŞ. ANKARA'YA DÖNÜNCE GÖNDERECEĞİM. HER ŞEY İÇİN SAĞOLUN. ÜZÜLMENİZİ İSTEMEZDİ. GÜLÜMSEYEREK HATIRLAYIN. DUA VE SELAM İLE AYBİKE"
Yatağımdan kalkıp salona geçtim. Bir sigara yaktım. İlk öğrendiğimde hiç tepki vermemiştim ama zaman ilerledikçe onu özlemeye başlamıştım. Anlaşılan cenazesinde bulunmam istenmiyordu.
Körsesci Aybike'deydi. Aylin'in yurt dışında olduğunu bildirirken üçüncü tekil şahıs kullanmıştı. Demek o Türkiye'deydi. İki ay öncesine kadar ölmesi beklenen, yurt dışında iyileşme umudu arıyordu. Benimle konuşmasını önlemek için de körsesci onunla götürülmemişti. Aile, hâlâ benden rahatsız olmalıydı. Düşünce yapılarını anlayamıyordum. Yakınları hastalanan insanlar, umut kırıntısı için Kaf Dağı'nı aşarlarken onlar, ellerinin altındakini, ellerinin tersiyle itiyorlardı.
Ölümünün kendisine bildirileceğini garanti etmiştim. Bildirilmişti. Hem de çok az kişiye nasip olacak şekilde epey önceden. Kendince gerekli gördüğü hazırlıkları yapma fırsatını bulmuştu. Cevapladım:
"Elbette onu daima hatırlayacağım. Üzülmüyorum. Benim gözümde o şehittir. Onun çok güzel bir yere gittiğini biliyorum. Ali."
Onun ailesi ve arkadaşları Ankara'da, akrabaları ise Malatya'daydı. O, Ardahan'a defnedilmesini istemişti. Adeta "hiç kimse, benim mezarıma gelip de timsah gözyaşları dökmesin" diyordu. Kendisine ne yapıldığının farkındaymıştı. Benim bahtsız kırlangıcım, çaresizliğin pençesinde kıvranıyormuştu.
Bana bir mektup veya başka bir şey bırakacağını bir yıl önce tahmin etmiş ve onu almamaya karar vermiştim. Ailesini onun vasiyetini yerine getirememekle cezalandırmak istiyordum. Aylin gereğini yapmıştı. Kararımdan döndüm ve onun mektubunu beklemeye başladım.
Bende onun bir şiiri vardı. Yayınlanmamış olması, ailesinin elinde bulunmayabileceğini düşündürttü. 24 Temmuz İstanbul toplantısında gelenlere okumuştum. Onu Aylin adına sayfasına ekledim. Şiirlerinin pasif yapıldığını görünce de Aybike'yi iletiledim:
Gönderen: Ali (Bay, 46)
Alan: Aybike (Bayan, 37)
Tarih: 30.01.20.. 16:..
Konu: Aylin'in Şiirleri
----------
Merhaba,
Sizin, Aylin'i gerçekten seven ender kişilerden olduğunuzu biliyorum. O da
sizi çok severdi.
İnsanlar ölür, eserleri yaşar. Aylin de şiirleriyle yaşayacaktır. Zaman zaman
onun şiirlerini pasif yaptığınızı görüyorum. Lütfen bunu yapmayın. Kimseden
rahatsız olmayın. Bırakın yaşamaya devam etsin.
Onun 'Geliyorum' adlı şiirini eklemiştim. Hâlâ aktif hale getirilmemiş. 'Şiir
Listesi' bölümünden alınıp yeniden yüklenirse iyi olur.
Sevgilerimle.
Bir-iki saat sonra da ileti kutumda Aybike'nin beni iletilemiş olduğunu gördüm:
Gönderen: Aybike (Bayan, 37)
Alan: Ali (Bay, 46)
Tarih: 28.01.20.. 06:..
Konu: TEŞEKKÜR
Ali bey,
Günaydın.
Bir şiir eklemişsiniz şimdi farkettim. sağolun. Biraz önce küçük bir şey de
ben ekledim.
Unutmadan,
Geçen gün bir hanım mesaj yazıp hakaretlerde bulundu. Benim uğraşacak gücüm
yok kimseyle. O yüzden önceki gün diğer tüm şiirleri pasifledim.. Konu
halloluncaya kadar öncekileri pasif tutacağım. Merak etmeyin şiirleri pasif
yapma nedenim budur.
Saygı ve selamlarımla
"kimseden çekinmeyin" derken yine tam isabet kaydetmiştim. On gün sonra iletimin karşılığı geldi:
Gönderen: Aybike (Bayan, 37)
Alan: Ali (Bay, 46)
Tarih: 10.02.20.. 06..
Konu: Yn: Aylin'in Şiirleri
---
Hayırlı sabahlar Ali bey,
Şimdi hayattaki tek gayem sizin de dediğiniz gibi onu yazdıklarıyla
yaşatabilmek. Ben de üç tane yazısı vardı. Devrim'in bana öğrettiği şekilde
yapmaya çalıştım. Diğer yazdıklarının hepsi arkadaşı Devrim ile yine okuldan
Nilgün diye bir arkadaşındaymış. Yarım yarım bıraktıkları var daha çok bende son
zamanlardakiler. Devrim ile diğer kızdakilerin yanlarında notlar varmış. Bu
bahsettiğiniz şiir Nilgün arkadaşına verdiği defterdeymiş ve yanında 'bunu hiç
kimseye göstermeyin' diye yazıyormuş. O yüzden pasif yapmışlar. Bana fotokopi
yapıp göndermelerini istedim. El yazısı hatıra olsun. Bir huyu vardı sürekli
kağıdın boş kalan yerlerini türlü şekillerle tamamen doldururdu. Onları görmek
istiyorum.
Zaman zaman pasifleme nedenim şu yüzden oldu: Bir bayandan söz ediyordu. ben
de o hanımı görünce mesaj yazdım haber verdim. Kızımı bu şekilde yaşatmaya
çalışıyorum. Onun da en büyük arzusu bu idi dedim. Bu bayan bana tarif
edemeyeceğim kadar çirkin hakaretler etti. Bu yaptığımın sahtekarlık olduğunu
söyledi. Yaşadığımız acının içinde bir acı daha oldu bu. Neye uğradığımı
bilemedim o an ve diyemedim ki, bu gün hayatta olmayan kişilerin yazılarını
yakınları yayınlamıyor mu? Ben manevi olarak yaşasın istiyorum, onun arzusunu
yapmaya çalışıyorum. Zaten bu benim için çok acı bir durum.
Onun adının hiçbir şekilde her hangi iyi ya da kötü hiç bir mevzunun içinde
olmasını istemiyorum çünkü. Sadece yazılarıyla yaşasın, buna çabalıyorum. Onun
üstünden konuşmalar yapılması onu çok üzerdi. En büyük korkusu ve endişesi
buydu. 'Dışarıdaki hiç kimse benim hakkımda iyi ya da kötü hiç konuşmasın
istiyorum' diyordu. Kötü konuşulmasını kimse istemez de neden iyi olarak da
konuşulmasını istemiyordu bunu bir türlü çözemedim. Mutlaka her şeyde olduğu
gibi ince ince düşünmüştür. Ama ben bir türlü bulamadım bunun sebebini. Sadece
bu da onun arzusu olduğu için onu tanıyan tanımayan hiç kimseyle konuşmuyorum.
Bir tek sizinle konuşuyorum. Çünkü sizi dışarıdakiler diye değerlendiremem.
Bu arzusunu tüm tanıdıklarımıza, komşularımıza, arkadaşlarına söyledim, rica
ettim. Çaresiz kabullenmek zorundayız isteklerini.
Kusuruma bakmayın başınızı ağrıttım.
Görüşmek üzere.
Sevgi ve selamlarımla.
Bu şiir defterde olamazdı. Onu bilgisayar başındayken doğrudan yazmıştı. Şiirin pasif tutulmasının gerçek nedeni, onu benim eklemiş olmamdı. Beni "dışarıdakiler" olarak nitelendiremezmiş. Hiç içerde olmamıştım ki...
Gönderen: Ali (Bay, 46)
Alan: Aybike (Bayan, 37)
Tarih: 12.02.20.. 08:..
Konu: Yn: Yn: Aylin'in Şiirleri
----------
Merhaba,
Aydınlattığınız için teşekkür ederim. Sanırım bahsettiğiniz bayan üye Sevgi
Düzenoğulları. Onun niçin öyle davrandığını anlamak zor değil. O, sorunları olan
bir insandır.
Benim kaydettiğim şiire gelince, Türkiye'ye gelince kaçak olarak girdiği
bilgisayardan grupta yayınlamıştı ve o şiiri. Klavye başında yazdığını
söylemişti. Herhalde sonradan deftere geçti.
Gördüğüm lüzum üzerine sizin dışınızdaki bütün üyelere mesajlarımı kapattım.
Uzun bir süre Güldeste'de pasif üye olarak kalacağım.
Sevgilerimle.
Gönderen: Aybike (Bayan, 37)
Alan: Ali (Bay, 46)
Tarih: 17.02.20.. 06..
Konu: Yn: Yn: Yn:Aylin'in Şiirleri
---
Merhaba Ali bey,
İyi olmanızı dilerim Allah'tan.
Sanırım bahsettiğiniz şekilde arkadaşları deftere geçirdi. Çünkü bu şiiri ne
şekilde yazdığından haberdar değildim açıkçası.
Fotokopiler bana ulaşırsa iyi olacak, içim rahat eder.
Bu arada Ankara'ya henüz dönemediğim için sözünü ettiğim emaneti
gönderemedim. Unutmuş olmadığımı bilmenizi isterim.
Başka neler vasiyet etti, hepsini hatırlamaya çalışıyorum. Onun istemediği
bir şey yapmak istemem asla.
Allah'a emanet olunuz. Selamlar
|
Geri |İleri |
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 35