Back to previous chapter Next chapter
Ana Sayfa

ÖRTÜLÜ CİNAYET

YANITLANAN MESAJ
Gönderen: Ali (Bay, 46)
Alan: Cemal (Bay, 44)
Tarih: 04.11.20.. 20:..
Konu: Yn: Yn: İlk Mesaj

----------

Kendimi size anlatamıyorum. Kimsenin namusunda gözüm yoktur. Olmadı da. Ben Aylin'le evlenmek istiyorum. Biz bir birimizi seviyoruz.
Sanırım beni istiyorsunuz. Yer ve tarih verin yeter. Gelirim.

Kibarlığımı muhafaza etmeye çalışıyordum ama çok zor oluyordu. Değişik hayvan cinsleriyle hakaret etmek istiyor, o hayvan cinslerine haksızlık etmiş olacağımdan hakaret de edemiyordum.

Ertesi gün ileti kutumda Cemal'in iki yazısı vardı:

Kimden: Cemal (Bay, 44)
Kime: Ali (Bay, 46)
Tarih: 5.11.20.. 00:..
Konu: Yn: Yn: Yn: İlk Mesaj

ÖLMEYE KARAR VERDİN DEMEK.

Kimden: Cemal(Bay, 44)
Kime: Ali (Bay, 46)
Tarih: 5.11.20.. 01:..
Konu: Yn: Yn: Yn: İlk Mesaj

ŞEYTANIN DELİĞİNE GİRSEN SENİ BULACAĞIM.
PARÇANI BIRAKMAYACAĞIM.
GELİYORUM. ŞEREFSİZ İT.
DOĞRAYACAĞIM SENİ DE AİLENİ DE.

"Isıracak it, dişini göstermezmiş". Yine bol bol tehdit savurup duruyordu. Ben de sinirlenmeye başlamıştım.

Kardeşini dört dörtlük bir kız sanıyordu. Bazı şeyleri göstermeliydim. Bu düşünceyle, içinde ince hakaretlerde bulunan ve kibarlığı asgariye indirerek aşağıdaki iletiyi yazdım:

YANITLANAN MESAJ
Gönderen: Ali (Bay, 46)
Alan: Cemal (Bay, 44)
Tarih: 07.11.20.. 11:..
Konu: Yn: Yn: Yn: Yn: İlk Mesaj

----------

1. Beni 25 yaşındaki bir kızı, abi olduğuma kandırmakla suçladın. Bunun tersi olabileceği hiç aklına gelmedi mi?
Aylin, üçüncü şiirinde, bir ulaşılmaza ulaşmak umuduyla birini takip ettiğini yazmaktadır.
Sence bu mısralar ne manaya geliyor? Beni gölge gibi ne zamandan beri takip ediyormuş? Sakın Güldeste'den beri olmasın. Gıyabımda çizilmiş bir plana, ben adım adım mı çekildim? Aldatan diye suçlanan ben, aldanan mıyım? Kurbanla kavga edeceğine, bu konuyu cellata (kız kardeşine) sorsana. Gerçeğe daha çabuk ulaşırsın.
2. Bana yaptığın suçlamaya karşılık, yazdığım mesajı birkaç kişiye gönderdim diye rahatsız oluyorsun. Yapmadığı bir şeyle suçlanan her insan gibi, ben de kendime dost kalpler aradım. Bu bir hata olmuştur. Hiç değilse mazeretim vardı. Üç şiirin peş peşe yayınlanması bir hata değil midir? Aylin'i tanıyan herkes, onun yaşamak için ne büyük bir mücadele verdiğini bilir. Birden bire "ölüm" demesi dikkat çekmemiş midir? Üçüncü şiiriyle de bunun sebebinin bir karşılıksız aşk olduğu net bir şekilde ortaya çıkmamış mıdır? Kim bilir, belki de, bir yerlerde, birileri bu konuyu konuşuyorlardır. Gördüğün gibi her insan hata yapabiliyor. Sen bile...
3. Aylin'in Gerçekleri:
- a) Aylin durumundaki bir hasta, yeni yöntemlerle iki yıl yaşatılabilmiştir. Rekor budur. Aylin'in bu iki yılı aşıp aşamayacağını kimse bilmiyor. Beni, kendisini ayartmakla suçladığın kız, bu kızdır. Benim talip olduğum kız da, bu kızdır.
- b) Aylin'e tedavi süresince seks yasaktır. Bu tedavi süresinin ne kadar olacağı bilinmemektedir. Evlendikten sonra bile, senin anladığın manada bir mutluluğu yaşayamayabiliriz. Beni, kendisini ayartmakla suçladığın kız, bu kızdır. Benim talip olduğum kız da, bu kızdır.
- c) Benim, onun ne parasında, ne yaşında, ne güzelliğinde ve ne de cinselliğinde gözüm vardır. Tedavi sonunda tekerlekli sandalyeye mahkûm da olsa, yatalak da olsa, ben, yine de mutlu olacağımıza inanıyorum. Çünkü biz ruhsal olarak tam bir uyum içindeyiz.
- d) İlk Amerika'ya gidişinizde, Aylin'e kaç ay ömür biçmişlerdi? Bugün hala onu konuşuyorsak, bunda benim de katkım olmamış mıdır? Hatta hekimlerden bile fazla. Bunu sen de biliyor olmalısın ki, bana defalarca teşekkür ettin. Kavgasını yaptığın hayatı, ben size defalarca bağışladım. Şimdi kendi hayatımı da bağışlamamı istiyorsunuz. Daha önce de söyledim. Yer ve tarih verin yeter. Gelirim.

Cemal'in cevabı gelmeden Aylin'in aşkta aldatıldığına dair dörtlüğü yayınlandı. Bundan da kendime pay çıkardım ve Aylin'e iletiyle karşılık verdim:

"Hafızanı ne kadar zorlarsan zorla, samimiyetten uzak tek kelime bulamazsın. Seni hiç aldatmadım. Sen bana "nolur benden şüphe etme" demiştin, hatırlıyor musun? Şimdi aynı şeyi ben sana söylüyorum: NOLUR BENDEN ŞÜPHE ETME! Seni seviyorum ve seninle evlenmek istiyorum. Ancak: Başta SEN olmak üzere, aramızdaki engelleri aşamıyorum. Bu uğurda öleceğim. Ali."

Eski iletilerimi karıştırırken dörtlüğün, 24 Haziran'da bana yazdırdığı iki iletiden biri olduğunu fark ettim. Asıl aldanan ben olmuştum. Nedense Aylin'le tanıştığımdan beri hep aldanan oluyordum. Bunca yıllık tecrübelerim boşa gidiyordu. İnsanın gözleri bu kadar kör olabilir miydi? Garip ama olabiliyormuştu.

Kimden: Cemal(Bay, 44)
Kime: Ali (Bay, 46)
Tarih: 9.11.20.. 08:..
Konu: Yn: Yn: Yn: Yn: Yn: İlk Mesaj

Kızlarınla evlenmem için yaptığın baskıya daha fazla dayanacak gücüm kalmadı.
Ve itiraf ediyorum nihayet, ben de senin kızlarını seviyorum. Ben sağlıklı bir erkeğim. Ayrıca bana sadece sen değil kızlar da baskı yaptı sürekli telefonla konuşmalarımızda.
Benim celladım oldular. Bana abi dediler. Âşık oldular. Bana abi demişse bir kız, âşık olmuş demektir. Bu yüzden elimden geleni seve seve yapacağım boynumun borcu. Ben bu sonucu hiç istemedim. Yer ve zaman belirt. Gelirim. Henüz küçükler seks yapamazlar. Mutluluğumuzu senin sandığın gibi yaşayamayabiliriz şimdilik. Ama en kısa zamanda elbette, sevgili kayınpederim. Çünkü hasta değiller, ayakları yere değsin yeter. Dur bakayım, telefonda bahsetmiştin bir tanesi hazır değil mi? Genç kız artık. Ondan başlarım merak etme. Bana yer ve zaman belirt. Koşa koşa gelirim.
Henüz hayattayken şu benim işi hallet kayınpederim. Kızlarının mürüvvetini gör de öyle git.
Nasıl iyi mi :) Benim çok hoşuma gitti babacığım. Ellerinden öperim.
Aslan gibi damat buldun hadi. 1,90 boyunda, güçlü kuvvetli. Anlarsın sen bu işlerden. Mutlusun değil mi? İyi, iyi mutlu ol. Benim tüm arzum seni ve kızları mutlu etmek. Öptüm yanaklarından babacığım.

Aklı sıra benimle alay ediyordu. Merak ediyordum: Cemal bu kafayla nasıl üniversite okumuştu? Kendisine bir şey anlatılamıyordu. Ona yazacağım şeyi, şiir sayfamda yazarak onunla irtibatımı kestim.

Gül

Sen,
Bir gübre yığınının ortasında
Açmakta olan bir gülsün.
Pisliğe bulanmadıkça,
Koklanamazsın.

Gül şiirinden payını alan Devrim, tepki olarak beni şairleri listesinden çıkardı. İki kişi şiire "1" puan vermişti. Birinin Devrim olduğunu tahmin etmiştim. İkincisinin de Aylin olduğu hakkında bir intiba oluştu.

Cemal'den tiksinir duruma gelmiştim. Ona duyduğum tiksinti, Aylin'e de yansımıştı. Eskisi kadar düşünmüyordum. Sanki ondan kopuyordum.

Büyükadam, şiirlerinde ve Aylin'in şiirlerine yazdığı yorumlarda aşkını haykırmaya devam ediyordu. "Kızım" sıfatını da kullanarak güya bu aşkını örtmeye çalışıyordu.

Özer ise Cemal tarafından kendi haline bırakılmıyordu. Özer'in şiirlerinin altına Aylin adına yorumlar yazıyordu. Kafasının ne kadar kıt çalıştığını ya da çalışmadığını burada da gösteriyordu. Özer'in bir aşk şiirinin altına "... benden haber alamayanlar, Özer'in sayfasına baksın" diyordu. Söz konusu şiirin kayıt tarihi, Özer - Aylin karşılaşmasından aylar öncesine aitti. Onun Aylin'e değil başka kıza yazıldığı kesindi. Aslında bu ileti banaydı. Aylin'den habersiz bırakılan tek kişi bendim.

Yüzümde alaycı bir tebessümle birlikte zihnimde bazı mısralar belirdi. Yüzünü bile görmedikleri bir kızın peşinde koşan üç adam, bende durumla dalga geçme isteği uyandırmıştı.

Üç Kişiydiler

Onlar üç kişiydiler,
Var olmayan bir hayalin
Peşinde koştular.
İkisi hâlâ koşuyor.
Biri neyse de,
Gencine yazık oluyor.

Onlar üç kişiydiler...
Bari dört olsalardı da,
Olmayan taşlarla
Okey oynasaydılar.

Onlar üç kişiydiler...
Sanal bir aşk oyununun
Kurbanı oldular...
Var olmayan bir hayalin ardından,
Kaybolan hayatlar olarak kaldılar.

Gözlerim açılıyordu. Bazı şeyleri daha farklı değerlendirebiliyordum. Cemal'in gayesi, beni Aylin'den uzak tutmaktı. Başarmıştı da. Aslında başaran Aylin'di. Onun sessizliği kabul edilebilinir bir davranış değildi. Beni birazcık sevmiş olsaydı, beni birazcık düşünmüş olsaydı - yalan söylemek pahasına da olsa - "Seni sevmiyorum" veya "seninle görüşmek istemiyorum" diyebilirdi. Ailesi yüzünden benimle görüşmediğini sanıyordum. İstemeyen kendisiymişti. Beni sürüncemede bırakarak neyi amaçlıyordu bilmiyordum ama bende kapanması çok zor yaralar açtığı muhakkaktı. Değerlendirmelerim berraklaşıyor ve berraklaştıkça da Aylin'e öfke duymaya başlıyordum. Sanki bir tiyatro oyununun ortasında olduğumu hissediyordum.

İnsan sevdiğine bu kadar büyük kötülük yapabilir miydi? Yapıyordu işte! Sevgisini sorgulamak gereği ortaya çıkmıştı ve ben, onun beni sevmediğine inanıyor olmuştum.

Bu dönemde sürpriz bir gelişme oldu. Büyükadam'dan bir ileti aldım. Bana körsesci numarasını vermişti. Aradım. Aylin'in aramalarına cevap vermediğinden şikâyet etti. Bir defa Aybike ile görüşmüştü. Aybike ona Aylin'in sakat kalabileceğinden söz etmişti.

Aybike'nin bana saygı duyduğunu biliyordum. Yaşanılan şeylere rağmen hâlâ saygı duyduğunu sanıyordum. Çünkü o, Aylin'i gerçekten seven tek kişiydi. Onun düşürüldüğü duruma çok üzüldüğünü bilmek derecesinde tahmin ediyordum. Ona ulaşmaya çalışmış, başaramamıştım. Bir gün beni arayacağını bekliyordum. Neden Büyükadam'ın aramasına cevap verirken benimkilere sessiz kalmıştı?

İlginçtir, görüşmemizden bir iki gün sonra Cemal, Büyükadam'ı iletilemiş. Büyükadam bunu bana iletiyle bildirdi. Ben de Cemal'in ileti kutusuna girerek okudum. Cemale göre: Aylin hızla iyileşiyormuşmuş, kilo bile almaya başlamışmış, hiçbir sakatlığı da kalmayacakmışmış.

Aylardır Büyükadam'ı muhatap almayanların birden bire ona Aylin'in sağlığı hakkında bilgi vermeleri, hem de sakatlığından söz etmeleri bana biraz fazla tesadüf gibi geldi. Körsescimin dinleniyor olabileceğini düşündürttü. Hele sonraki konuşmalarımızın arkasından da benzer şeylerin yaşanması, şüphemi iyice arttırdı. Bunlar ne yapmaya çalışıyorlardı? Büyükadam'la irtibat kurarken aslında benimle mi irtibat kuruyorlardı? Yoksa beni yok saymak ve böylece beni duygusal bir depreme sokarak benden intikam mı almak istiyorlardı? Peki ama neyin intikamı?

Aylin ile geçmişimi bir daha gözden geçirdim. Başka manaya gelebilecek hiçbir yazım veya konuşmam yoktu. Vardıysa bile 28 Ağustos'tan öncesine ait olabilirdi. Duygulara bağlı sevinç, üzüntü ve öfke gibi tepkiler anlıktırlar. Bir yazım veya konuşmam onları kızdırmışsa o anda kusmalıydılar. Zaman geçtikten sonra verilen tepkiler, düşünerek, tasarlayarak verilirler. Aylin için ne kadar önemli kişi olduğum biliniyordu. Bana isnat edilecek suçlama, doğru olsa bile onu psikolojik yıkıma soka bileceği ve ölümüyle sonuçlana bileceği düşünülmemiş olamazdı. Ellerinde delil yoktu. Sadece şüpheyle hareket ediyorlardı. Delil olsa bile susmalıydılar. O iyileştikten sonra da beni kovabilirlerdi. Onların yeterinden fazla güçleri vardı. Göze aldıkları, sevdiklerini iddia ettikleri bir insanın hayatıydı. Yapılanları mantığım şiddetle reddediyordu. Hayır, bunlar gerçek olamazdı.

Back to previous chapter Next chapter
Geri |İleri

Edebiyat Sayfasına DÖN 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 27 28 29 30 31 32 33 34 35