|
Ana Sayfa |
Soru 37 DETAY-ll
DOSTLUK KAVRAMINIZ NEDİR?
DOSTLUKLA NELER MENFAAT SAYILIR?
DOSTLAR ARASINDA NEREYE KADAR MENFAAT OLABİLİR?
KİMLER DOST OLABİLİR?
DİN, DİL, IRK, YAŞ, CİNSİYET VB. AYRIMI GÖZETİLEBİLİR Mİ?
KENDİNİZDEN VE ÇEVRENİZDEN ÇARPICI ÖRNEKLERLE AÇIKLAYINIZ.
BUNA DETAYLARI VE YORUMLARINIZI EKLEYİNİZ.
Cevap 37) DETAY ll
Dostluk kavramında menfaat yoktur. Bir beklenti yoktur. Bir şüphe yoktur. Muhtaç olanın yanında bir yer alış vardır. Bu kendi menfaatine aykırı düşse bile. Çevremde dost görmedim ki örneğini vereyim. En yakın arkadaşının bile en ufak hatasında ipler kopabiliyorsa, burada dostluk nasıl oluşacak? Artık arkadaşlık bile zor kuruluyor. 21 yaşında bir bayan, çok güzel ve boylu boslu. Ben çağırmadım. Kendi geldi. İddiasına göre annesine bile söylemediği sırlarını bana açtı. Tavsiyelerimi istedi. Şimdi, tereddüt ve şüphe içersinde olduğu gençle flört etmeye başlamış olmalı. Sana çektiğim ilk mesajın aynını ona da çektim. "Saçma" diye cevap verirken benden uzaklaştı. MSN yi açmamamdaki sebep odur. Hiç düşünmedi ki, asılacak olsam kendisine asılırdım. Hiç değilse neye benzediğini biliyorum ve sağlıklı. Böyle mi dostluk oluşacak?
Senin Cankız'a bir şey kabul ettirmek için veya onu bir şeye ikna etmek için
benim adımı kullandığını öğrendim. Buna hakkın yoktu. Bundan sonra buna müsaade
edilmeyecektir.
Şu meşhur meşgul telefonlar. Sen bana iki tanesini söyledin. Halbuki ben beş
tanesini biliyorum. Ben beş biliyorsam, sen on anlatmalıydın. Tabii saklayacak
bir şeyin yoksa.
1 Ağustosta Cankız seni akşam arayacağım demiş, sense o akşam 19:30 ' da
yatağa girmişsin. Bu, ona değer vermediğini ispatlar. Bir akşam önce de
sabahladığının delilidir /(DETAY-mm)/.
Soru 38) DETAY-mm
ÖZER'İN BU DAVRANIŞLARINDAN HABERDAR MI YA DA HİSSEDİYOR MU?
BU ŞİKÂYETLERİNDEN ÖZER'E SÖZ ETMİŞ Mİ?
KIZIN BU KONUYLA İLGİLİ SİZİNLE KONUŞMALARI, YAKINMALARI NELERDİR?
BUNA DETAYLARI VE YORUMLARINIZI EKLEYİNİZ.
Cevap 38) DETAY mm
O gün aldığı ilaçlar sebebiyle kız da uyuya kalmıştı. Yaklaşık - kendi deyimiyle - bir buçuk gün süren bir uyku. Arayamadığı için, açılmayan veya ulaşılamayan bir telefonla karşılaşmadı. Evden telefonun çekmediğini iddia ediyor. Ondan sonra da telefon yanımdaydı diyor. Ben onu üç saat boyunca telefon kendiliğinden kapanıncaya kadar aramıştım ve uyandıramamıştım. Çekmeyen evde telefon çalıyor ve hatta sabahın dört buçuğunda, MSN de Cemal abi varken telefonda kızla konuşabiliyor. O zamanlar dikkat çekmediğim bu ayrıntı şimdi sırıtıyor. Kızla bu konuyu hiç konuşmadık.
Ben sormadım. Sen kendin anlattın. Cankız sana kart göndermek için adresini
istemiş. "Tabii ki vermedim :) " ifadesini kullandın. Adres vermediysen, bu kart
sana vahiy yoluyla mı geldi? Bu kartın bir maliyeti vardır. Kadın parası yemeğe
erken başlamışsın.
Yerinde olsam derhal iade ederdim. (Bu kartı Cankız'ın kendi telefonuna
takması gerektiğini Süpermen'den dolayı ikimiz de biliyorduk /(DETAY-nn)/.
Soru 39) DETAY-nn
KIZ NEDEN BU KARTI KULLANMADI?
BU KONUYLA İLGİLİ DUYGU VE DÜŞÜNCELERİ NELER OLDU?
BU KARTIN GÖNDERİLMESİNİ ÖMER Mİ TEKLİF ETTİ?
BU KONUYU KIZLA KONUŞTUNUZ MU?
BU KARTIN GÖNDERİLMESİNE İLİŞKİN AİLENİN BİLGİSİ VAR MI?
BU BİLGİNİN KAYNAĞI NERESİDİR? DOĞRULUĞUK PAYI NEDİR?
DUYGU VE DÜŞÜNCELERİNİZ NELER OLDU?
BUNA DETAYLARI VE YORUMLARINIZI EKLEYİNİZ.
Cevap 39) DETAY nn
Bu kartı bir arkadaşıyla konuşmak için almış. Kart arkadaşındaydı. Bundan, önce bana söz etti. Benim telefon konuşmalarını pahalı bulduğunu söyledi. Daha önce de, böyle bir konu açmıştı. Ben de fatura gelir, bir şekilde ödenir demiştim. Yine benzer şeyler söyledim. Bunları kendisinin dert etmemesini söyledim ve konuyu değiştirdim. Bu yüzden bana teklif edemedi. Edecek miydi o da ayrı. Ama ben fırsat vermedim. Bir süre sonra, Özer tarafından konu dile getirilince hiç alınmadım. O da adres vermediğini söyleyince doğrusunu yapmışsın dedim. Bu yüzden de üzerinde durmadım. Kartı aldığını söyleyince, önce posta kartı zannettim. Sonra kart muhabbeti aklıma geldi. Doğrusu, ondan yalan beklemiyordum. Madem yalan söyleyecekti, bu konuyu niye açmıştı ki? Kız kendi numarasının bilindiğini bilmiyordu sanırım. Bunu teyze biliyordu. Çünkü bu numaradan Büyükadam'ı kendisi aramış. Teyzenin haberi yokmuş. Çünkü kart 1 Ağustosta postaya verilmiş. Gönderen kızın arkadaşı ve o tarihte oraya görevli gitmişti. 2 veya 3 Ağustosta, teyzeyle ben bu kartın kıza takılmasını kararlaştırmıştık. Meğer o sıra yoldaymış. Bu haberin kaynağı Özer'dir. Diğer ayrıntılar da tutarlıdır ve haberin doğru olduğu sonucu çıkıyor. Eğer kart elde olsaydı, şu anda kızın telefonunda olmalıydı.
Normal şartlarda yapılan en mantıklısıydı. Ama şartlar normal değildi ki...)
Ben Cankız'ı bulmak için hastaneleri ararken, senden de bir kaçını da ben
arayayım demeni beklerdim."
Ömer: " Senin imkânların daha geniş diye düşündüm."
Kemal: " Benim telefonum bedava da seninki mi paralı? " /(DETAY-oo)/
Soru 40) DETAY-oo
ÖMER'İN KİŞİLİK ÖZELLİKLERİ NELERDİR?
KIZLA İLGİLİ DÜŞÜNCELERİ TAM OLARAK NEDİR?
SİZ ONUN BU DUYGUSUNU NASIL AÇIKLARSINIZ?
BUNA DETAYLARI VE YORUMLARINIZI EKLEYİNİZ.
Cevap 40) DETAY oo
Normalde zeki ve kültürlü bir insandır. Bu özellikleriyle, onun olgun bir insan olması lazım ama sanki büyümüş bir çocuk gibidir. Gamsızdır. "Benim bazı sırlarımı ailem bile bilmez." demektedir ama kendisi, sır saklayabilecek bir yapıda değildir. Kıza, onun başka bayanlarla yaptığı mesajlaşmalar gönderilmiş. Bu da, bizim sır sandığımız şeyin aslında sır olmadığını gösteriyor. Bunu bildiklerini bildiklerimiz arasında, bunu yapacak karakterde birisi yok. Şüphelendiğini tahmin ettiklerimiz arasında da yok. O halde Özer, bunu ya başkaları ile de paylaşmıştır, ya da kız arkadaşlarından birinin kıskançlığı söz konusudur. Alıngan değildir. Gereksiz yere yalan söyleyebilmesi, güvenilir olmadığını da gösterir. Sevdiğini iddia ettiği kişilere değer vermemesi, egoistliğini ortaya koyuyor. Sorumsuzdur. Attığı adımların sonuçlarını düşünmez. Bu tür insanların, kindar da olmaları gerekir ama bunu kesin olarak söyleyemem. Aslında kızı umursamıyor. Onun sağlığından çok sohbetleri ile ilgileniyor. Muhtemelen onu garanti gözüyle görüyor olabilir. Kız iyileşmezse mesele yoktur. İyileşirse, kesin kararını o zaman verecektir. Kıza değer vermiyor. Duygusal olarak gelişmemiş. Sevgiyi, "seviyorum"dan ibaret sanıyor. Gerçekten aşık olmuş olsaydı, eski bağlantılarını koparırdı. Hem onları muhafaza ediyor, hem de, yeni arayışlar içinde. Başka bir gruptan gözlemlediğim, genellikle grup faaliyetlerine seyrek katılırken, genç bayanların mesajlarına cevap vermeyi ihmal etmiyor. Hâlâ bir arayış içinde olmalı.
Kemal: " Bütün bunlardan sonra, senin Cankız'ı sevmediğin kanaatine vardım. Elbette ki bunları Cankız'a anlatmayacağım. Ama böyle düşünürken de seninle Cankız muhabbeti yapamam. Her şeye rağmen seni seviyorum. Şimdi söyleyeceklerin varsa söyleyebilirsin."
Ömer: " 1. O zaman yanımda Hüso vardı. Onun için konuşamadım.
2. Kadın parası yiyecek kadar şerefsiz değilim.
3. O akşam çok yorgundum.
4. Cankız ısrar ettiği için, sonradan teyzeye yazdırdım."
Kemal: "Benim sana sorduğumdan bu yana bir ay geçti."
Ömer: "Benim bazı sırlarımı ailem bile bilmez."
Kemal: " Öyleyse, kimsenin bilmediği Cankız olayını bana neden anlattın? "
Ömer: " Dün akşam kiminle konuştum bilmek istiyor musun? "
Kemal: "Artık seni takip etmekten vaz geçtim."
Ömer:" Bir arkadaş var. Ben onu aramam, o beni arar. Onunla konuştum"
Kemal:" Bu da benim şüphelerimin doğruluğunu ispatlıyor."
Bu sırada Kemal'in yanaklarından yaşlar süzülmeye başlar ve bir bahaneyle MSN' yi kapatır. Ertesi gün Cankız'la konuşmalarında, Kemal, artık onun teslim olduğunu, inancını kaybetmiş olduğunu anlar. Ne söylerse söylesin, karşısındaki dinlememektedir. Ben seni akşam yine ararım deyip telefonu kapatır. Akşam için uygulayacağı taktik konusunda senaryo geliştirmeye başlar. Akşam Ömer arar. Cankız'la konuştuğunu, telefon faturasını ödemek istediğini söylediğini, onu da tabii ki sen ödeyeceksin dediğini anlatır.
Kemal yine yumuşamaya başlamıştır /(DETAY-öö)/.
Soru 41) DETAY-öö
BURADA SİZİ ETKİLEYEN ASIL ETKEN NEDİR?
BUNA DETAYLARI VE YORUMLARINIZI EKLEYİNİZ.
Cevap 41) DETAY öö
Hâlâ kafamda şüphe vardı. Acaba yanılmış olabilir miyim diyordum. Belki benim sevgi anlayışım ile onunki farklıdır diyordum. Aslında onu da seviyordum. Bu yüzden kız hakkında konuşmama kararımdan dönmeye hazırdım.
Cankız'ın inancını kaybettiğini, bu inancı tekrar kazandırmak için 1-2 gibi
arayacağını söyler.
Kemal gece 1:00'de arar, telefon açılmaz. 2:00' de arar, bu sefer meşguldür.
2:30' da arar, yine meşguldür.
Bu Ömer tahmininde bulunur. Kızar ve gider yatağına yatar. Uyuyamaz. /(DETAY-pp)/.
Soru 42) DETAY-pp
UYUYAMADIĞINIZDA NE YAPTINIZ?
O ANKİ DUYGU VE DÜŞÜNCELERİNİZİ TAM OLARAK HATIRLAMAYA ÇALIŞINIZ.
BUNA DİĞER DETAYLARI VE YORUMLARINIZI EKLEYİNİZ.
Cevap 42) DETAY pp
O saatte konuşanın Özer olduğunu tahmin etmiş ve bir öfke duymuştum. Benim onunla konuşmamı engellemeye mi çalışıyor diye düşünmüştüm. Kızın sağlık durumu itibarı ile bu uzun konuşmadan yorgun düşebileceğini, uzun bir konuşma düşündüğümden, bu yorgunluk sebebiyle konuşmanın etkisi olmayacağını düşünmüş ve yatmaya karar vermiştim. Şartlar ne olursa olsun, yatar yatmaz uyuyamam. Bazan kafamda düşünceler o kadar yoğunlaşır ki, hiç uyuyamayacağımı anlarım. O zaman hiçbir şey düşünmemeye çalışırım. Bunu kısa süreler için de olsa başarabiliyorum. Bu akşam, öfkemin kaynağı bir tahmindi. Bu yüzden bu yola başvurmamış ve başka tahminler yürütmeye çalışmıştım. Kim bilir, belki telefonda konuşan başkasıdır. Bu düşünce ile kalktım. Son bir defa daha aramaya karar verdim. Aslında, mutlaka uyandırıncaya kadar aramak kararındaydım.
Belki teyze konuşmuştur diye düşünür. O gece uzun bir konuşma planladığı için, Cankız'ın yorgun olmaması gerekmektedir /(DETAY-rr)/.
43) DETAY-rr
KIZIN, ÖMER'İN TELEFONLARIYLA İLGİLİ ŞİKAYETLERİ NELERDİR?
YORGUN OLACAĞINI BU YÜZDEN Mİ DÜŞÜNDÜNÜZ?
TELEFONLA KONUŞMASININ MI YORACAĞINI DÜŞÜNDÜNÜZ?
KIZIN TAM OLARAK SİZİNLE PAYLAŞTIĞI ŞİKAYETLERİ NELERDİR?
BUNA DETAYLARI VE YORUMLARINIZI EKLEYİNİZ.
Cevap 43) DETAY rr
Tarafıma iletilmiş herhangi bir şikâyet yoktur. Zaten bu konuyu kendisi ile konuşmuyoruz. Sağlık durumu sebebiyle, uzun bir telefon konuşmasının onu yoracağını düşünmüştüm.
3:00' da arar. Karşısında son derece dinç bir Cankız vardır. Konuya girer. İlk yarım saatin sonunda Cankız, artık eski Cankız'dır. Telefonu kapattıklarında, saat 5:00' dir /(DETAY-ss)/.
44) DETAY-ss
KARŞINIZDAKİ KIZIN DİNÇ OLMA NEDENİ TAM OLARAK NE OLABİLİR?
BU 2 SAATLİK KONUŞMANIN DETAYLARI NELERDİR?
BU KONUŞMA SIRASINDAKİ DUYGU VE DÜŞÜNCELERİNİZİ, GÖZLEMLERİNİZİ BELİRTİNİZ.
BUNA DİĞER DETAYLARI VE YORUMLARINIZI EKLEYİNİZ.
Cevap 44) DETAY ss
O gün kendisine yapılan bir enjeksiyon sebebiyle, yaklaşık yedi saatlik bir uykudan sonra çok rahatlamış. Dinçliğin sebebi buymuş. Kendisi ile ilk defa planlanmış bir konuşma yapacaktım. İnancını kaybetmiş, artık mücadelenin faydasızlığına inanmış, teslim olmaya hazır ve başına gelenlerden dolayı isyan noktasına gelmiş Aylin'i, tekrar mücadele azmini kazanmış, bir an önce iyileşmek isteyen eski Aylin yapmak istiyordum. Önce ağlamasını sağlayacaktım. "bu akşam seninle dertleşmek istiyorum." diye söze başladım. Şaşırdı. Herhalde kendi dertlerimden bahsedeceğim sandı. Onayını aldıktan sonra, birinci Amerika seferinde kendisine bir şiir okuduğumu, kendisinin de ağladığını, benimde ağlamamasını istediğimi hatırlattım. Bu akşam o şiiri yeniden okumak istediğimi, bu sefer istediği kadar ağlayabileceğini, çünkü benim de ağlamak istediğimi söyledim. Şiiri okudum. Ağlamaya başladı. Bir süre ağlamasını dinledim. Sonra, bu şiirde iki mısraının eksik kaldığını söyledim. Meraklandı. Kendisinin bana henüz sarılmadığını söyledim. Sarılacağım dedi. Bir de Ankara sokaklarında hava atamadığımızı söyledim. Atacağız dedi. Biz bunu bir kere yendik, bir daha yeneriz dedim. Üstelik o zaman imkânsız diyorlardı, şimdi imkânsız diyen yok. Doğru demiyorlar dedi. Biraz daha acı çekeriz, biraz daha ağlarız, biraz daha kahır yükleniriz ama yeneriz dedim. Tahminen yarım saat kadar süren bu tarz bir konuşmadan sonra, kararlı bir ses tonuyla "benim derhal iyileşmem lazım" dedi. Bundan sonra kendi çocukluğundan, dedesi ile ilgili bir anısını anlattı. Sonraki safha dedikodu niteliğinde geçti. Ben ona, gruptaki güzel şeyleri anlatır, moralini bozabilecek şeylerden hiç bahsetmezdim. Başkaları ona bunları da anlatıyorlarmış. Bu sebeple, Nehire'ye karşı bir kırıklığı vardı. Bu kırıklığı gidermek için, Nehire'nin bu konu ile ilgili bir sırrını kendisine anlatmak ihtiyacı duydum. Bu sırrı açıkladığımı Nehire'ye de söyledim. Önce haklı olarak kızdı sonra anlayışla karşıladı.
|
Geri | İleri |
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35