|
Ana Sayfa |
Hüso'ya sordu. Hüso'nun bu konuşmalardan haberi olmadığı ortaya çıktı.En yakın arkadaşından bile sakladığı sır neydi? /(DETAY-ee)/
Soru 29) DETAY-ee
BU SIR İLE İLGİLİ TAHMİNLERİNİZ NELERDİR?
BU SIR ELDE EDİLDİKTEN SONRAKİ DÜŞÜNCELER BÜTÜN OLARAK NEDİR?
KIZA BUNLARIN AKTARILMASI NE ŞEKİLDE VE NE ZAMAN OLACAK?
BU ARADA KIZIN, BU KİŞİYLE GÖRÜŞMESİ DEVAM EDİYOR MU?
BU KİŞİYLE GÖRÜŞME DEVAM ETTİĞİ SÜRECE VAR SAYILAN DUYGUSAL BAĞI GİDEREK
GÜÇLENECEKTİR. BU DÜŞÜNÜLDÜ MÜ?
BUNA KARŞI NASIL BİR DEVRİM PLANI TASARLANDI?
BUNUNLA İLGİLİ DETAYLARI VE YORUMLARINIZI EKLEYİNİZ.
Cevap 29) DETAY ee
Sanki kız yaşarsa ne ala, yaşamazsa muallâ zihniyeti var gibi. Birkaç kızla birden görüşüyor olmalı. Muhtemelen yedek olarak. Kıza bu söylenmeyecek. Aşk telefon görüşmeleri ile oluşmaz, onu destekleyecek faktörler de olmalı. Aşkı sözler değil davranışlar doğurur. Benim bile, onu gereksiz yere söylediği yalanları tespit etmem iki aydan fazla zaman almıştır. Şu anda kız pek çok şeyi unutmaktadır. İyileştikçe, hatıralar da tazelenecek ve bazı şeyleri değerlendirebilecektir. Zaten iyileşmesi uzun zaman alacaktır. Bu tavrıyla devam ettiği takdirde, zaman onun aleyhine işleyecektir. Zaten şahitlik yapacak Ali abisi de kalmamıştır. O da en büyük desteğinden mahrum kalmıştır. Teyzenin anlattığına göre Ali abi biliyor, onun haberi var gibi söylediği sözler tarih olmuştur. Üstelik onun hakkında suçlamalarda da bulunmuş olmalıdır. İki gün önce arkasına sığındığı kişi şimdi suçlanmaktadır. Bu da bir yerlere not edilmiştir. Ancak zaman içinde, tutumunu değiştirir ve kıza karşı ilgisi artar, ona âşık olursa, zaten bizim istediğimiz de budur. O zaman mesele kendiliğinden ortadan kalkmış olur.
4 Ağustos akşamı, Cankız kemoterapiye girdi. Cumartesi günü kısa süren konuşmalarında çok ağrıları olduğundan bahsetti. Kemal, bu ağrılara bir şey yapamamanın ezikliğini duydu ve bu konu üzerinde düşünmeye başladı. Sonunda bir çözüm buldu. Bunu Cankız'a anlatmak için, Pazar günü aradı. Telefon kapalıydı. Uyandığında açar, ben de onu uyanıkken yakalayayım düşüncesi ile on dakikada bir aramaya başladı. 16:30' da telefon çaldı ama açılmadı. Tekrar rutin araması olan saatte bir aramaya başladı.! 17:30 ' da meşguldü. Saat 21:00 ' de aradıktan sonra, ertesi gün aramaya devam etmek için ara verdi. 22:00 sularında Ömer'e görüşüp görüşmediğini sordu. O da kapalıydı cevabını verince en az 16:20 ' den beri aramamış olduğunu anladı.
Bu sırada Hüso'nun bir sorusu üzerine: " Eğer kız seni akşam arayacağım diyor ve sen erkenden yatıp uyuyorsan, ayrılığın büyük adımını atmışsın demektir." cevabını verdi /(DETAY-ff)/.
Soru 30) DETAY-ff
BU KONUYA 3.KİŞİ(HÜSO) NASIL VE KİM TARAFINDAN MÜDAHİL EDİLDİ?
NEDEN?
GÜVENİLİRLİĞİ NEDİR?
BUNUNLA İLGİLİ DETAYLARI VE YORUMLARINIZI EKLEYİNİZ.
Cevap 30) DETAY ff
Hüso onun en iyi arkadaşıdır. En azından öyle söylemektedir. Dâhil eden de kendisidir. Onun da şüpheleri oluşmuş, selamı arkadaşından değil, Ali abisinden göndermiştir. Tanıdığım kadarıyla, arkadaşından daha sağlam bir karakteri vardır.
Bunu okuyan Ömer, o ana kadar aklına getirmediği Cankız'ı arama ihtiyacı hissetti /(DETAY-gg)/
Soru 31) DETAY-gg
BAŞKA KIZ/KIZLARA İLGİSİ VARKEN NEDEN ARAMIŞ OLABİLİR?
YAPMAYA ÇALIŞTIĞI NEDİR?
MENFAAT OLABİLİR Mİ? NEDİR?
BUNUNLA İLGİLİ DETAYLARI, DÜŞÜNCELERİNİZİ VE YORUMLARINIZI EKLEYİNİZ.
Cevap 31) DETAY gg
Kızın Güldeste'ye girişi ile Amerika'ya gidişi arasında iki aylık bir süre vardır. İlk yalan da burada söylenmiş. Ben bunu yeni anladım. Bir konuşma üzerine, bunun bir, bir buçuk aylık bir mesele olması yönünde bir tahmin yürütmüştüm. Özer ise, daha eski, üç buçuk dört ay, belki daha da eski cevabını vermişti. Şimdi biliyorum ki, kız o tarihlerde bilgisayar başında bile değilmiş. Ne zaman tanıştılar, ne zaman kaynaştılar ve ne zaman özel grup oluşturdular? Antoloji'ye giren bütün yeni kızları takip ediyor ve uygun ortam kolluyor olmalı. Kız da, nasıl olsa öleceğim veya başka şansım olmayabilir, bu duyguyu da yaşayayım deyip kendisine en uygun gelen teklife cevap vermiş olabilir. Muhtemelen telefonda aşk muhabbeti yapmaktan hoşlanıyordur. Şimdi araya menfaat de girmiştir. Kurtulursa iyi bir kapıya damat olacaktır. Kurtulmazsa başka kız mı yoktur. Hüso bir akşam kızın durumunu sorar. O da lakayt bir tavırla "komadaymış" der. Hüso buna çok sinirlenmiş ve ondan selam göndermemiştir.
ve aradı. Cevap alamadı. Pazartesi aramaları da sonuç vermedi. Kemal, teyze ile yaptığı konuşmadan dolayı huzursuz olmaya başladı. Aynı gün akşam, Ömer mesaj çekerek, teyze ile konuştuğunu, "telefon bozuk cevap veremiyorum. Aman Kemal abi yanlış anlamasın" dediğini yazdı. Salı günü de cevap alınamadı. Çarşamba akşamı, Ömer teyzeyle konuştuğunu, Cankız'ın durumunun iyi olmadığını, kan verildiğini söyledi. Perşembe günü, yine Ömer, çok mutlu olduğunu söyledi. Kemal Cankız'ın iyi haberini aldı sandı. Halbuki Ömer, Cankız'dan gelen telefon kartı için mutluymuş. Öyle ya, artık telefon parası vermeyecek. Kız komada.
Çıkıp çıkmayacağına endişe etmiyor da, kartına seviniyor /(DETAY-hh)/.
Soru 32) DETAY-hh
BURADAKİ ÜZÜNTÜ VE KIZGINLIK ANINI ANIMSAMAYA ÇALIŞIN VE O AN Kİ DUYGU VE
DÜŞÜNCELERİNİZLE İLGİLİ:
DETAYLARI VE YORUMLARINIZI EKLEYİNİZ.
Cevap 32) DETAY hh
Kızla konuşamadığımızın beşinci günüydü. En son görüştüğümüzde, bu kemoterapinin çok ağır geçtiği ve şiddetli ağrılarının olduğunu söylemişti. Ağrıları için bir şey yapamıyordum ve bu bana dokunuyordu. Sonra, kendini başka bir alana konsantre ederse, ağrılarının azalabileceği ve iyi bir konsantrasyonla duymayabileceği aklıma geldi. Hemen kendisini aramaya başladım. Telefon açılmıyordu. Pazartesi günü ve Çarşamba günü akşamları teyzeyle konuşma fırsatı bulabilmişti. Son görüşmede kızın durumunun iyi olmadığı, kendisine kan verildiği söylenmişti. Seviyor olsa, meraktan ölüyor olmalıydı. O ise çok mutlu olduğunu söylüyordu. Bu tezat, ancak duygusuz insanlarda olabilirdi. Sonra bana adres vermedim demişti. Üstelik bu kartın kıza lazım olduğunu biliyorduk. Böylece onun ne kadar egoist olduğunu da öğrenmiş oldum. Kendisine bir şey demedim. O sıra benim derdim başkaydı. Kızın telefonsuz kalmasını doğru bulmuyordum. Bu onun için çok önemli bir tıbbi malzeme idi. Adresini bilsem, telefonu onarılıncaya kadar kendi telefonumu verecektim. İşte o zaman aramaya karar verdim. Kartın nerden postaya verildiğini sordum. Verilen cevap ilgisiz bir yer oldu. İşime yaramayacaktı.
Ne biçim bir insan bu?
O akşam, Kemal, artık Cankız'ı araması gerektiğine karar verir /(DETAY-ii)/.
Soru 33) DETAY-ii
ARAMA KARARINIZDAKİ EN ÖNEMLİ FAKTÖRLERİ BELİRTİNİZ.
SAĞLIK ENDİŞESİ DIŞINDA BAŞKA NEDENLER VAR MI?
ÖMER'DEN SÖZ ETMEYİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ?
BUNA DETAYLARI VE YORUMLARINIZI EKLEYİNİZ.
Cevap 33) DETAY ii
İşlerin yolunda gitmediğinin bir süredir farkındaydım. Çok daha uzun kemoterapilerde bile bu kadar yıpranmıyordu. Gerçi moral faktörü de vardı ama bu kadar olmamalıydı. Bu yüzden aşırı merak ediyordum. Durumunun iyi olmadığını da öğrenmem merakımı daha da artırıyordu. Onun özellikle bu günlerde telefonsuz kalmaması gerektiğine inanıyordum. Abisinin yurt dışında olduğunu biliyordum. Uzun bir süre de grupta görünmüyordu. Sonra onun şifresi başkaları tarafından da biliniyordu. Atacağım mesaja ne zaman cevap verileceği ya da hangi adrese gideceği belli değildi. Ne yapabilirsem kendi çabamla yapabilecektim. Bütün ihtimalleri değerlendiriyor, nette oradan oraya atlıyordum.
Ağabeyi avukat olduğu için bürosunu bulabileceğini düşünür. Bir telefon bulur ama, o da sadece isim benzerliğidir.
Baronun sitesinde de avukat listesi yoktur./(DETAY-jj)/
Soru 34) DETAY-jj
TELEFON DIŞINDA HABERLEŞME OLANAKLARINIZ VAR MI? NELER?
Cevap 34) DETAY jj
Telefon dışında, doğrudan haberleşme olanağımız yok. Dolaylı olarak, Özer başta olmak üzere, onunla konuşan başkalarından da haber alabiliyordum.
Bunun üzerine hastaneleri aramaya karar verir. Ankara'daki bütün hastanelerin telefon numaralarını alır. Ertesi gün, sabah, hastaneleri arayacağını Ömer'e de bildirir. Ömer ne oldu diye sormaktadır ama bir kaçının numarasını ver de ben de arayayım demez. Aramalar sonuçsuz kalır. Ertesi gün başkalarından yardım ister. Pazartesi günü geleceklerini ve barodan adres temin edebileceklerini bildirirler. Başka kapılara da müracaat eder ama sonuç alamaz.
Pazar sabahı, aldığı bir mesajla, tedavi için tekrar Amerika'ya gittiklerini öğrenir. Artık adres aramalarının manası kalmamıştır. O gece Cankız Kemal'i arar. Kemal büyük bir sevinç duyar ama, Cankız'ın ses tonu sebebiyle sevinci yarıda kalır. Konuşmayı kısa keser. O sırada Ömer ile konuşmak ister ama Ömer karşısında yoktur. Hüso'ya sorar, o da telefonla konuşmaya çıktığını söyler. Ömer yaklaşık bir saat sonra döner ve Hüso'ya Cankız'la konuştuğunu söyler. Kemal inanmaz ama Hüso'ya da bir şey belli etmez. O akşam sabaha kadar uyuyamayan Kemal, sabaha karşı bir karar verir. Artık Ömer'le Cankız hakkında konuşmak istememektedir.
Sabahleyin Ömer tam Cankız'dan söz edecekken Kemal, artık seninle Cankız hakkında konuşmamalıyız der. Ömer'in neden sorusu karşısında ise şu açıklamaları yapar:
"Ben ikiyüzlü insanları sevmem. Bu yüzden de kendim ikiyüzlü konumuna düşmeyi hiç istemem. Şimdi yazacaklarımı dikkatlice oku ve sakın araya girme. Cankız benim için nedir ve kimdir?
1. O yeryüzünde hayran olduğum yegâne kişidir /(DETAY-kk)/.
Soru 35) DETAY-kk
HANGİ ÖZELLİKLERİ HAYRAN OLMANIZDA ETKİLİ OLDU?
DUYGU, DÜŞÜNCE VE YORUMLARINIZI EKLEYİNİZ.
Cevap 35 DETAY kk
Onun yaşamak için yaptığı mücadeleyi, ben hayal bile edemiyorum. Yaptığı savaş ile o, asrımız kahramanları arasında yerini almıştır. En azından, benim kanaatim budur. Hayranlığım da buradan kaynaklanır. Benim başıma gelseydi, dayanamazdım diye düşünüyorum.
2. Ben Cankız'ı çok seviyorum ve onun da beni çok sevdiğini biliyorum.
Biz birbirinden herhangi bir menfaat beklemeyen iki dostuz /(DETAY-ll)/.
Soru 36) DETAY-ll
HANGİ ÖZELLİKLERİ İLE SEVİYORSUNUZ?
HANGİ DAVRANIŞLARI SİZİ ETKİLİYOR?
KİŞİLİK ÖZELLİKLERİNİ BELİRTİNİZ?
ONUN SİZE KARŞI BESLEDİĞİ SEVGİNİN TÜRÜ SİZCE NEDİR?
BUNA DETAYLARI VE YORUMLARINIZI EKLEYİNİZ.
Cevap 36) DETAY ll
Ben bir köylüyüm. O da her ne kadar şehirli gözükse de, köylü özellikleri ağır basıyor. Çok ince düşünceli. Kendi menfaatinden önce başkalarını düşünüyor. Çok hayırsever. Herkesin yardımına koşuyor. Ezik büyümüş. Bu özellikleri ile bana çok benziyor. Hatta un helvasını ve bulgur pilavını sevip balı sevmemesi bile. Anlatımı örneklendirerek yapıyor. Hafızasındaki sorun sebebiyle bazan ipin ucunu kaçırsa da. Doğayı ve okumayı seviyor. Çok konuşkan gözükse de aslında içine kapanık. Büyüklerine saygısı çok yüksek. Onlara asla siz yanlış yapıyorsunuz diyemez. Sözlerinden asla dışarı çıkamaz. Şayet üzerinde biraz etkili olmuşsam, iyileşme sürecine girmesinde katkım olmuşsa, bu, onun bu özelliklerinden dolayıdır. Bana sevgisi geçmişteki hayranlığından ve ona karşı hep saygılı olmamdan, sık sık fikirlerine başvurmamdan geliyor. Kelimelerle söylenmemiş de olsa, tarafımdan sevildiğini biliyor. Bunun aşk olmadığını da biliyor. Kendisine bu yolda bir imam bile olmamıştır. Genellikle sevginin belli bir sebebi olmaz. Bu hissedilir. Arada başka biri olması sebebiyle, onun bana karşı duygularını tahlil etmeye hiç çalışmadım. Sadece sevdiğini biliyorum.
|
Geri | İleri |
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35