Back to previous chapter Next chapter
Ana Sayfa

ÖRTÜLÜ CİNAYET

Tehlikenin farkındaydı ama Cankız'ı muhtemel bütün tehlikelerden korumak /(DETAY-u)/

Soru 20) DETAY-u
BÜTÜN TEHLİKELERDEN KORUMAK. NASIL/ NE ŞEKİLDE?
BUNA DETAYLARI VE YORUMLARINIZI EKLEYİNİZ.

Cevap 20) DETAY u

Tesadüfler beni, hiç beklemediğim bir şekilde, bir amansız hastalıkla mücadele eder hale getirmişti. İlk defa böyle bir şey yapıyordum ve nasıl yapılacağını da bilmiyordum. Ben de ruhen bu hastalığı yaşıyordum. Onu etkileyen her şey beni de etkiliyordu. Her ne kadar onunkiyle kıyaslanmasa da ben de çok çile çekmiştim. Talihsizlikler olsa da oldukça mesafe kat etmiştim. Olmayacak sebeplerden bunun başarısızlıkla sonuçlanması kabul edebileceğim bir şey değildi. Orda olanlara yapacağım bir şey yoktu ama buradakileri, elimden geldiğince takip edebilirdim. Muhtemel tehlikeleri sezebilirdim. Önleyebildiklerimi önler, önleyemediklerim konusunda da uyarabilirdim. Başarıp başaramayacağım ayrı bir meseledir. Ben onun tamamen ruh yapısı ile ilgileniyordum. Fiziki şartlarla zaten ilgilenenler vardı. Ben onun, kendi iç dünyasında, dünyada kalmayı istemesini sağlamaya çalışıyordum. O yüzden ne ailesi hakkında, ne kendi fiziki görünüşü hakkında, ne de üçüncü şahıslar hakkında konuştum, ne de sordum. Bildiklerim, laf arasında geçen bölümlerdir. Birinci Amerika seferinde bir Kızılderili muhabbeti olmuştu. Ben de saçları kızıl herhalde diye düşünmüştüm. Kızılderili soy kırımı ile saçlarının kesilmesi arasında böyle bir bağ olmalı diye düşünmüştüm. Kırlangıç şiirini yazdıktan sonra, saçlarının siyah olduğunu öğrendim. Onun için burada sözünü ettiğim her türlü tehlike, ruhi tehlikelerdir.

ve onun iyileşmesini sağlamak istiyordu.

Kemal, sempati duyduğu ve değer verdiği bu kızın içinde bulunduğu durumdan çok etkilenmişti Her telefon konuşmasında göz yaşlarını tutamıyor, bunu Cankız'a belli etmemek için büyük gayret gösteriyordu.

Zamanla sempati sevgiye, sevgi de daha kuvvetli sevgiye dönüşmüştü. "Aşık mı oldum? " diye düşündü /(DETAY-ü)/.

Soru 21) DETAY-ü
SEMPATİYLE BAŞLAYIP "AŞIK MI OLDUM" SÜRECİNE GEÇEN AŞAMALARDA SİZİ ETKİLEYEN NE/NELER OLDU?
KUVVETLİ SEVGİ NEDİR? NASIL VE KİME KARŞI DUYULUR?
"AŞIK MI OLDUM" SORUSUNU KENDİNİZE İLK NE ZAMAN VE NE SIKLIKTA SORDUNUZ?
BUNA DETAYLARI VE YORUMLARINIZI EKLEYİNİZ.

Cevap 21) DETAY ü

Daha birinci telefon konuşmasından itibaren, böyle bir ihtimalin olduğunu biliyordum. Çok uzun sürecek bir maratona çıkıyorduk. Bu yüzden kendimi sık sık kontrol ediyordum. Sürekli kıyaslamalar yapıyordum. Zamanla aramızda çok kuvvetli bir bağ oluştu. Benim âşık olmam önemli değildi. Ben aşkımı ezebilirdim. Onun bana âşık olması çok kötü olacaktı. Özer benim için ondan değerliydi. Aramızdaki emniyeti o sağlayacaktı. Onun üzerine gitmem bundandı. Yalanlarını tespit ettikten sonra ondan ümidimi kestim. Artık onun Aylin'i mutlu edemeyeceğine kanaat getirdim. Ama hâlâ gerekli olduğuna inanıyorum. Evet, onu çok seviyorum. Şimdi içimdeki özlemi anlatabilmem imkânsız. Hâlâ âşık değilim. Bu çok farklı bir sevgi. Nasıl? Bilmiyorum. Bu da benim ilklerimden olmalı.

Eğer aşıksa, Ömer'i niye kıskanmıyordu? /(DETAY-v)/

Soru 22) DETAY-v
KISKANÇLIK TANIMI SİZCE NEDİR?
KISKANÇ OLUNMALI MIDIR?
KISKANÇ İNSAN DAVRANIŞLARI NELERDİR?
SİZ, SEVDİĞİNİZ İNSANI KISKANSAYDINIZ NELER YAPARDINIZ?
BUNA YORUMLARINIZI EKLEYİNİZ.

Cevap 22) DETAY v

Elindeki bir şeyi, ya da elde edebileceği bir şeyi başkasına kaptırma korkusuna kıskançlık denir. Kıskanç olunmalı mıdır? Bu bence kıskanandan çok kıskanılanı ilgilendirir. Her insan kıskanılmak ister. Karşısındakinin kendisini kaybetme korkusu yaşamasından hoşlanır. Kıskançlığın temelinde güvensizlik vardır. Bu güvensizlik boyutu ne kadar güçlü ise, kıskançlıkta o kadar şiddetli olmaktadır. Fazla şiddetli kıskançlık ise, hoşlanmayı değil huzursuzluğu getirir. Kıskanç insan, elindekini herkesten saklamaya çalışır. Onu yakın takibe alır, eşyalarını karıştırır. Muhatabına sık sık müdahalelerde bulunur. Bu müdahaleler şiddete kadar varabilir. Ben kıskansaydım, kıskandığımın kusurlarını kıskanılana göstermeye çalışırdım. Zaman zaman gizli kontrollar yapardım. Kendi içimde büyük bir huzursuzluk duyardım. Sinirli olurdum.

Kardeşleri ile arasındaki sevgiyi kıyasladı, bu ona da benzemiyordu. Bu sevgi bambaşka bir şeydi. Cankız'ın üzerinde titriyor, onun hiçbir şeyden zarar görmemesini sağlamaya çalışıyordu. Galiba bu, ilk defa yaşadığı, ne olduğunu bilemediği bambaşka bir sevgiydi /(DETAY-y)/.

Soru 23) DETAY-y
BUNU TANIMLAMAYA ÇALIŞIN. NASIL ADLANDIRIRSINIZ?
BUNA YORUMLARINIZI EKLEYİNİZ.

Cevap 23) DETAY y

Onun bana ihtiyacı olduğunu zannediyorum. Belki değildir ama ben öyle zannediyorum. Onu çaresiz görüyorum. Aylarca nerdeyse hücre hapsi yaşadığını, bir sese bile muhtaç olduğunu düşünüyorum. Onu bazan ağlatabildiğimi, bazan güldürebildiğimi görüyorum. Onu etkileyebiliyorum. Bana büyük bir saygı duyduğunu biliyorum. Yaptığı müthiş mücadeleyi ben hayal bile edemiyorum. Bundan dolayı ona hayranlık ve saygı duyuyorum. Bütün bunlar beni ona bağlıyor. Sırtımı dönüp gidemiyorum. Sanırım bu çeşit bir sevgi.

Kıskanmak yerine, onları birbirine daha da yakınlaştırmak için mücadele veriyordu /(DETAY-z)/.

Soru 24) DETAY-z
BU ÇABALARINIZDAN ÖRNEKLER VERİNİZ. NELER YAPTINIZ?
BUNA DETAYLARI VE YORUMLARINIZI EKLEYİNİZ.

Cevap 24) DETAY z

Özer'e sık sık Aylin hakkında bilgi veriyordum. Aşırı duygusal anlarında bir iki gün görüşmeyin diyerek birbirlerini üzmelerini engelliyordum. Aylin'e, başka şeyleri düşünmeyi bırak birini düşün diyordum. Böyle demeyin utanıyorum deyince vazgeçtim. Özer'in her kontürüm yok deyişinde onun yerine arıyor ve konuştuklarımızı, sırlar hariç ona aktarıyordum. Kızın abisinden korktuğu zamanlarda, tepkisi sana değil mevcut duruma diye teselli ediyordum. Bezginleştiğinde, sabırlı ol zamana ihtiyacınız var diyordum. Ona Aylin'i övüyordum. Aralarında en sık konuştukları konunun ben olduğumu Özer söylemişti.

O çok uzun süren meşgul telefonlar canını gereğinden fazla sıkmıştı.

Ömer'in başka kızlarla takılıyor olması fikrini kabullenemiyordu /(DETAY-aa)/.

Soru 25) DETAY-aa
BU KUŞKUNUZU ONA AÇTINIZ MI?
BU KUŞKUYU SOMUTLAŞTIRACAK BİLGİLER VAR MI?
DAVRANIŞININ YANLIŞLIĞINDAN SÖZ ETTİNİZ Mİ?
BUNA DETAYLARI VE YORUMLARINIZI EKLEYİNİZ.

Cevap 25) DETAY aa

Bu konuyu tam üç defa sordum. Kendisinin başka kızlarla konuştuğundan şüphelendiğimi açıkça söyledim. Bu tür konuşmalara kızın da rastlaması halinde, onun ne düşüneceğini düşünüp düşünmediğini sordum. Bu konuyu biz hallettik dedi. Onunla halletmesi kolay, Ali abi biliyor demesi yeterli. Ama ben bilmiyorum. En büyük sırrını bana hemencecik söyleyen Özer bu konuda ısrarla susuyor. Sadece ikinci konuşmanın asker arkadaşıyla olduğuna inanıyorum. Birinci konuşmada Manisalı dediği arkadaşı, evlendi diye kendisiyle bir daha konuşamazmış. O zaman bu da bir bayan olmalı. Diğerlerini bilmediğimi zannediyor ve susuyor. O zaman bana en büyük sırrı daha beni tanımazken niye anlattı sorusunu sormaya başlıyorum.

Artık Ömer'den rahatsızlık duymaya başlamış ve onu çok sevdiğini tahmin ettiği Cankız'ın /(DETAY-bb)/,

Soru 26) DETAY-bb
BU RAHATSIZLIĞINIZI DİLE GETİRDİNİZ Mİ?
KIZIN ONU ÇOK SEVDİĞİ DÜŞÜNCENİZ SADECE BİR VARSAYIM MI? ONUNLA DUYGU VE DÜŞÜNCELERİ HAKKINDA KONUŞTUNUZ MU?
BUNA DETAYLARI VE YORUMLARINIZI EKLEYİNİZ.

Cevap 26) DETAY bb

Kızla bu konuyu hiç konuşmadık. Çünkü utanıyorum diyerek beni engelledi. Ben de kendisi bu konuyu açmadan, ben de açmayacağıma dair söz verdim. Elde ettiğim bilgiler Özer üzerinden olmuştur. Bu konuda benimki sadece bir tahmin.

bunu fark ettiği anda ne kadar üzüleceğini tahmin ettiğinden öfke de duymaya başlamıştı.

Ömer yalan da olsa bir şeyler söylese rahatlayacaktı ama /(DETAY-cc)/,

Soru 27) DETAY-cc
DAHA ÖNCE YALAN SÖYLEDİĞİNİ DÜŞÜNÜYOR. BU KEZ SÖYLENECEK YALAN ONU NEDEN RAHATLATACAK SİZCE? YA DA NASIL BİR KANIT GÖSTERMELİ DOĞRULUĞU İÇİN?
BUNA DETAYLARI VE YORUMLARINIZI EKLEYİNİZ.

Cevap 27) DETAY cc

Peş peşe birkaç mesajı şunlarla yaptım dese, bunun doğruluğu araştırılmayacak. Zaten kendisine sorulması da bundan. Ona inanmayacak olsa, ona sormaz. Daha önce yalan söylediğini düşündüren sebep, başka telefon görüşmesi yapmamış gibi davranmasıdır. Israrla sadece aynı iki görüşmeyi söylemesi, diğerlerini nasıl olsa bilmiyordur diye yok saymasıdır yalan söylediğini düşündüren. Tesadüfen yakalanan görüşme sayısı beştir. Yakalanmayanlar da olduğu muhakkak olmalıdır fikri bu susuşla doğuyor. Yalan fikrini de bu susuş doğuruyor. Sonraki konuşmada hakaret de olmasına rağmen açıklamamıştır.

o, diğerlerini bilmiyor sanıyor ve susuyordu /(DETAY-dd)/.

Soru 28) DETAY-dd
"DİĞERLERİNİ BİLMİYOR" DA ANLATILMAK YA DA VURGULANMAK İSTENİLEN NEDİR?
KONUŞMA SÜRELERİNİN UZUNLUĞU "BİR KIZ/KIZLAR VAR" OLASILIĞINI DÜŞÜNDÜRDÜ.
KONUŞMA SÜRESİNİN UZUNLUĞU DUYGUSAL BAĞLANTILARDA UZAR MI?
BU KONUYLA İLGİLİ TEZLERİNİZ, KARŞI TEZLERİNİZ, YORUMLARINIZ?

Cevap 28) DETAY dd

İlk iki görüşmenin hemen ertesinde bunlar kendisine sorulmuştur. Sonrakiler ise sorulmamıştır. Daha sonra topluca sormak için. Kendisine sorulmadığı görüşmelerin, tarafımdan bilinmediğini düşünmektedir. Bilseydi o zaman sorardı diye düşünüyor olmalıdır. Konuşma süresi, uzun süre görüşülememiş arkadaşlarla yapılan konuşmalarda uzar. Bu yüzden ilk iki görüşmeye verilen cevap doğru kabul edilmiştir. Duygusal konuşmalarda süre uzar. Konuşacak şeyleri olmasa bile, iki taraf da telefonu ellerinden bırakmak istemezler. Çocuklarının telefon görüşmesi sebebiyle milyarlık faturayla karşılaşan personellerimiz olmuştur. Stajyerlerimizden karşısındaki bayanla iki saatten fazla görüşme yapanlar tespit edilmiştir. Ancak azarlanarak telefonları kapattırılmıştır. Birbiriyle duygusal bağları olanlar, birbirinden ayrılmak istemezler. Bu yüzden, uzun telefon görüşmelerinin çoğunluğu farklı iki cins arasında olur.

Back to previous chapter Next chapter
Geri | İleri

Edebiyat Sayfasına DÖN 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35