Back to previous chapter Next chapter
Ana Sayfa

ÖRTÜLÜ CİNAYET

24 Temmuz'da, Süpermen Cankız'ı yine arar. Aile çok rahatsız olur ama, seslerini çıkartmazlar /(DETAY-l)/.

Soru 12) DETAY-l
BU KONUYLA İLGİLİ BİLGİYE ULAŞMA KAYNAĞINIZ KİM/KİMLERDİR?
BUNA DETAYLARI VE YORUMLARINIZI EKLEYİNİZ.

Cevap 12) DETAY l

O gün Özer'le beraberdik. Büyükadam kendisini arayarak, Aylin'i aradığını, ama teyzesinin çıktığını ve kendisini komşu olarak tanıttığını söylemiş. Daha sonra teyze ile yaptığımız konuşmada bunu teyit etti. Yalnız telefona çıkan gerçekten komşuları imiş.

Artık birinin müdahale etmesi gerekmektedir /(DETAY-m)/.

Soru 13) DETAY-m
BU KİŞİYE MÜDAHALE EDİLMESİ KONUSUNDA KİMLER HEM FİKİR OLDU?
BU MÜDAHALEYİ YAPACAK KİŞİYİ KİM/KİMLER BELİRLEDİ?
BUNA DETAYLARI VE YORUMLARINIZI EKLEYİNİZ.

Cevap 13) DETAY m

Aylin'in bu sebepten dolayı her moral bozukluğunu düzeltmek bana düşüyordu. Bunun çilesini herkesten çok ben çekiyordum. Özer'e o gün Büyükadam'a mesaj çekeceğimi söyledim ve 25 Temmuz Pazartesi günü mesajı çektim. Tamamen benim kararımdı. Aileye bunu sonradan söyledim.

Bu, moral bozukluklarının sıkıntısını yaşayan Kemal abi, Süpermen'e bir mesaj çekmeyi kendine görev biçmek zorunda kalır. Süpermen inanmaz. Haklı olarak, bunun aile tarafından bildirilmesi gerektiğini söyler. Cankız'ın gafil bir anında da ona ulaşmayı başarır. Cankız'ın telefonu arızalıdır ve kendi kendine bir hattan diğerine geçmektedir. Bundan Cankız öyle etkilenir ki, kendisine sakinleştirici enjekte etmek zorunda kalınır. Kemal, Cankız'a, ailenin Süpermen'e bir mesaj çekmesi gerektiğini söyler.

Bu mesaj çekilir, ama aile tarafından değil, bir doktor tarafından /(DETAY-n)/.

Soru 14) DETAY-n
KONUYU DOKTORA KİM/KİMLER AÇIKLADI?
DOKTORUN MESAJ GÖNDERMESİNİ KİM/KİMLER ÖNERDİ?
BUNA DETAYLARI VE YORUMLARINIZI EKLEYİNİZ.

Cevap 14) DETAY n

Şu anda tarihini hatırlamıyorum. Aylin'in morali yine bozuktu. Sebebini de hatırlamıyorum. Uzun bir konuşma yapmıştık. Moralini bozacak en küçük şeyi bile bana anlatmasını istedim. Şimdiye kadar onu hiçbir şeye zorlamamıştım ama durumu kötüye gidiyordu. Hiçbir aksilik olsun istemiyordum. O da anlatacağına söz verdi. Biz telefonu kapattık. 5 veya 10 dakika sonra telefon çalmış. Aylin kim olduğunu tam görememiş ve telefonu açmış. Karşısında Büyükadam'nın eşi varmış. Kızcağızı önce kendisi azarlamış. Aylin ağlamaya başlamış. Hem de hıçkıra hıçkıra. Sonra Büyükadam almış telefonu. Benimle görüşmek istemiyor musun diye sormuş. O da hıçkırıklar arasında zoraki bir evet diyebilmiş. Aynı zamanda çok da korkmuş. O akşam ona sakinleştirici verilmek zorunda kalınmış. Aylin bana bunları anlatınca, teyzesinin kendisine bir mesaj çekmesi gerektiğini, bunu teyzesine söylemesini istedim. Büyükadam Şiir Cini grubunda bir doktordan mesaj aldığını yazdı. Teyze bu mesajın aile dostu bir doktor tarafından yazıldığını söyledi. Çok sonra ben Büyükadam'dan bu doktorun biliyorsa adını istedim. Onu bulabilirsem Aylin'in ne olduğunu da bulabileceğimi söyledim. O da bana mesajın tam metnini gönderdi. Doktor Z. Erbatan. Erbatan soyadını yanlış hatırlıyor olabilirim. Aranan telefon Aylin'in kullandığı numara ve aynı numaradan da mesaj çekilmiş. Doktordan mesaj çekmesini teyze istemiş. Sonradan bunu bana teyze söyledi.

30 Temmuz'da, Kemal, Cankız'dan Süpermen'in numarasını bildiği hattın, kendisinin kullanmadığı telefona yönlendirmesini ister /(DETAY-o)/.

Soru 15) DETAY-o
BU KARAR KİM/KİMLER TARAFINDAN ALINDI?
BU UYGULAMA İÇİN SİZİN TELEFONUNUZ NEDEN SEÇİLDİ, KİM/KİMLER TARAFINDAN?
YÖNLENDİRİLECEK TELEFON NUMARASI İLE İLGİLİ KIZIN AİLESİNDEN KİŞİ/KİŞİLER ÖNERİLDİ Mİ?
SİZE AİT BİR TELEFON NUMARASINA YÖNLENDİRME KARARINA TEPKİNİZ, DÜŞÜNCE VE DUYGULARINIZ NE OLDU?
KIZIN TELEFONUNA GELECEK DİĞER ÖZEL(DUYGUSAL) ARAMALAR İÇİN NASIL BİR UYGULAMA PLANLANDI?
BUNA DETAYLARI VE YORUMLARINIZI EKLEYİNİZ.

Cevap 15) DETAY o

Bu yönlendirmeyi isteyen benim. Bu telefonla çocuklar oyun oynuyorlardı. Yönlendirmeyi yaptıktan sonra kapalı tutmalarını istedim. Aylin'in telefonu bozuktu ve kendi kendine hattan hata geçiyordu. Böyle olunca Aylin, hem iki hattını da kullanabilir oldu, hem de rahatsız edilme ihtimali ortadan kalktı. Uygulamadan Özer'in de haberi vardı. Sonradan teyze bu uygulama için bana teşekkür etmiştir. Bu karar tamamen bana aittir. Özer'e durum bildirildiği için böyle bir telefon gelmeyecekti. Telefon genellikle kapalı tutulacak, ancak çocuklar oyun oynarken ulaşılma ihtimali olacaktı. Bu durumda da cevap verilmesi ve yanlış numara diye söylenmesi çocuklara tembih edildi.

Ondan sonra, ikinci kemoterapiye kadar Cankız, Süpermen tarafından rahatsız edilmez.

Bu arada Kemal'le Ömer arasında diyalog da devam etmektedir. Bir akşam, Kemal, Cankız'ın durumu hakkında bilgi vermek için Ömer'i arar. Bir buçuk saat boyunca telefon meşgul çıkar. Ondan sonra da Kemal aramaktan vaz geçer. Ertesi gün bunu Ömer'e sorar /(DETAY-p)/.

Soru 16) DETAY-p
BU SIRADA İLK AKLINIZA GELEN DUYGU VE DÜŞÜNCE NE OLDU?
BUNA DETAYLARI VE YORUMLARINIZI EKLEYİNİZ.

Cevap 16) DETAY p

Daha önce aramış ve telefon kapalı olunca kendisine sesli mesaj bırakmış beni aramasını istemiştim. Aranmayınca ben yeniden aradım. Konuştuğu kız değildi. Başka biri olmalıydı. Öncesini ve sonrasını hesaplarsak, iki saati geçkin bir konuşma olmalıydı. Bu bende merak uyandırdı. Bir süredir akşamları ne MSN'de ne de grupta gözüküyordu. Grup üyeleri bile merak eder olmuşlardı. Bu bir şeyler mi çeviriyor sorusu akıllarda yer etmişti. Acaba? diye düşündüm. Üzerinde fazla da durmadım. Ertesi gün aldığım cevap da beni tatmin etti.

Evlenmek üzere olan bir arkadaşıyla görüştüğünü söylemesi üzerine tatmin olur. Bir süre sonra, tekrar araması gerekir. Telefon yine bir saatten uzun bir süre meşgul çalar. Ömer bu sefer de bir asker arkadaşıyla görüşmüştür. Bu bir saatten uzun telefon görüşmelerine üç defa daha şahit olur.

Kemal artık, Ömer'in başka kız veya kızlarla görüştüğünden şüphelenmektedir /(DETAY-r)/.

Soru 17) DETAY-r
BU ANDA İLK AKLINIZA GELEN DUYGU VE DÜŞÜNCE NE OLDU?
BUNA DETAYLARI VE YORUMLARINIZI EKLEYİNİZ.

Cevap 17) Detay r

Onun başka kızlarla konuşmasını kıskandım. Aylin'i aramaları da seyrekleşmişti. Defalarca bana "abi kontürüm bitti sen arar mısın" demişti. Ben de saf saf arıyordum. Şimdi başkalarıyla saatlerce konuşabilen, sıra kıza gelince kontürsüz kalıyordu. Daha sonra bunu yüzüne de söyledim. "Ben hiçbir zaman kontür hesabı yapmam" dedi. Hadi bana aratmamış olsa inanacağım. Bundan sonra onu yakın takibe alma kararı verdim. Ancak bir daha telefonla aramadım. Çünkü sinirlerim bozuluyordu.

Birkaç gün sonra, şüphelerini dile getirerek Ömer'den açıklama ister. Ömer yalnızca ikisini söyler, ama diğerlerinden hiç bahsetmez.

1 Ağustos'ta, Ömer, Cankız'ı öğle saatlerinde aradığını, Cankız'ın da kendisini akşam arayacağını söylediğini söyler. Akşam Ömer hiç gözükmez. Cankız da aldığı ilaçların etkisi ile bir buçuk gün sürecek bir uykuya dalmıştır. Ertesi gün, Ömer, 19:30 ' da yattığını söyleyince, Kemal büyük bir şaşkınlık geçirir. Onun bu kadar erken saatte yattığını, Ömer'in en yakın arkadaşı Hüso da bilmektedir. Bırakın sevdiğiniz kızın arayacağım demesini, sıradan bir arkadaşınız bile arayacak olsa ve siz yatıp uyusanız, bu müthiş bir terbiyesizliktir. Sizin arayacak olana değer vermediğinizi gösterir. Cankız'ı çok büyük bir tehlike beklemektedir. Kemal, bütün riskleri alarak, aileyi bu tehlike hakkında uyarmak zorunda olduğunu hisseder.

Ne kadar geç olursa o kadar iyi ama bizi bir Ömer krizi bekliyor olabilir diyerek durumu, kızın teyzesine anlatarak, dikkatli olmasını ister /(DETAY-s)/.

Soru 18) DETAY-s
BU KONUYLA İLGİLİ KIZIN TEYZESİNİN NE YAPMASI GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNDÜNÜZ?
BU KONUYA MÜDAHALE YA DA DİKKATİ NASIL OLMALIYDI?
AİLENİN TEPKİSİ NE OLDU?
BUNA DETAYLARI VE YORUMLARINIZI EKLEYİNİZ.

Cevap 18) DETAY s

Herhangi bir sebeple Özer'in terk etmesi durumunda, bir yıkım olacaktı. Mevcut şartlar altında, bu zamana kadar kazanılmış bütün mevziler yıkılabilir ve bir daha geri alınamayabilirdi. Bu çok büyük bir riskti. Benim teyzeden istediğim, ani bir ruhi çöküş anında bunu vaktinde görebilmesiydi. Gerekli müdahalenin zamanında yapılmasını sağlamaktı. Çünkü o, bunu kimseye söylemeyecekti. Hele bana hiç. Teyze kendisinin de bunu zaten tasvip etmediğini, istersem kıza görüşmemesini söyleyebileceğini, kızın kendisini dinleyeceğini söyledi. Ben de hayır, bunu kaldıramayabilir, zamana bırakmanın doğru olacağını söyledim. Kendisinin sadece takip etmesini, bir çöküntü sezdiğinde bunu doktorlara söylemesini istedim. Bu konuları benden utandığı için konuşmadığını, onun için kendisinin dikkatli olmasını söyledim. O da zaten daha az aradığından şikâyet ediyordu. Kopuyorlar dedi.

Teyze de Cankız'ın kendisini dinleyeceğini, görüşmemesini isteyebileceğini söyleyince de, bunu kaldıramayabilecğini, zamana bırakmanın daha doğru olacağını söylemişti.

Kemal 17 yıl önce de böyle bir uyarı yapmak zorunda kalmış ve evlilik hazırlığı yaptığı, bu gün bile hâlâ unutamadığı sevdiği kızı kaybetmişti /(DETAY-t)/.

Soru 19) DETAY-t
BU KONUYLA İLGİLİ TÜM DETAYLARI, DUYGULARINIZI VE YORUMLARINIZI BELİRTİNİZ.
ŞU ANKİ EVLİLİĞİNİZİ, TÜM DUYGULARINIZI VE YORUMLARINIZI BELİRTİNİZ.
EŞİNİZLE EVLİLİĞİNİZ HANGİ TEMELE DAYANIYOR: SEVGİ/MANTIK?
GEÇMİŞTEKİ DUYGUSAL BİRLİKTELİĞİNİZDEN HABERDAR MI? TEPKİSİ, BAKIŞI NEDİR?
NASIL BİR EŞ HAYALİNİZ VARDI?
ŞU AN Kİ EŞİNİZ BU HAYALLERİNİZLE ÖRTÜŞÜYOR MU?
BİR KADIN BETİMLEYİN: FİZİKSEL VE İÇSEL ÖZELLİKLERİ NASIL OLMALIDIR?
BUNA DETAYLARI VE YORUMLARINIZI EKLEYİNİZ.

Cevap 19) DETAY t

Sevdiğim kızla aramızda nüfuzlu kişiler vardı. Güya onu korumaları altına almışlardı. Her konudan konuşabiliyor, fakat aşktan söz edemiyorduk. Bu durum, birileri tarafından fark edilmiş ve kullanılmaya başlanmıştı. Kızı, istedikleri konuma getirmek için bir tuzak hazırlanmıştı. Tuzağı tespit ettim. Onun aklını başına alması için bir süre bekledim. Her hangi bir uyarının ters tepeceğini biliyordum. Kritik safha gelince, aşkımı feda etmeye karar verdim ve kendisini uyardım. O beni asla affetmedi ama aradan geçen bunca zamana rağmen, pişmanlık duymuyorum.

Yaşım otuzu geçmişti. Annem beni evlendirmek için acele ediyor, bir sürü kız arayıp buluyordu. Bense sevgi evliliği yapmak istiyordum. Görücüye gitmek istemiyor, annemi de kıramıyordum. Gördüğüm kızları beğenmediğimi söylüyordum. Nesini beğenmedin diyorlardı. Sanki insanlara kusur bulmak zorundaymışım gibi. "Armudun sapı, üzümün çöpü var" diyordum. Şimdiki eşimi bana altı ay boyunca telkin ettiler. Yine annemi kıramayıp gittim. Bütün yüzü yara bere içindeydi. Yüzüne bakılacak gibi değildi (sonradan yaraları iyileşmiş, ortaya güzel bir kız çıkmıştı. Benim tepkim ona değildi zaten). Anlaşılan o ki, annem de bu kızı, benimle birlikte, ilk defa görüyordu. İnsan, düşmanına bile kız bakıyor olsa, önce kendisi bir görürdü. Yere göğe sığdıramadığım annemin nazarında hiçbir değerim yokmuş. İçimden bir şeylerin kırıldığını hissettim. Bu kırgınlığım hâlâ devam etmektedir. "Gidin isteyin" dedim. Eşimle ortak hiçbir yönümüz yok. Yıllardır karşılıklı sohbetimiz olmamıştır. Yabancılığımız sokakta da devam eder ve kol kola girmeyiz. Son yıllarda, bana haksız suçlamalarda da bulunmaktadır ki, derinden derine yaralanmaktayım. İki evi geçindirecek gelirim olmadığından katlanmak zorunda kalıyorum. Emekli olduktan sonra, emekli aylığımı bırakarak, evi terk etme kararım vardır. Belli bir kadın hayalim yoktur. Şişman olmaması benim için yeterlidir. Fiziğinden ziyade ruh yapısının güzel olmasını isterim. Düşünebilen, ince ruhlu ve sevip sevildiğim bir kadın hayal ediyorum.

Back to previous chapter Next chapter
Geri | İleri

Edebiyat Sayfasına DÖN 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35