Back to previous chapter Next chapter
Ana Sayfa

ÖRTÜLÜ CİNAYET

- Bunun yorumu senin iyileşeceğindir.
- İkinci rüyamda kırlangıçları gördüm. Biliyor musunuz, ben hiç gerçek kırlangıç görmedim.
- Seni bizim köye götürürüm. Orda kırlangıçlar, ta evlerin içine kadar yuva yapıyorlar. O zaman bol bol seyredersin.
- Ben kırlangıçlar hakkında bir şey bilmiyorum. Siz biliyor musunuz?
- Çok az. Göçmen kuşlar olduklarını ve çok hızlı uçtuklarını biliyorum. Aslında sen de bir kırlangıçsın.
- Kırlangıçlar hakkında bir yazı hazırlamak istiyorum. Fakat haklarında bir şey bilmiyorum.
- Ben araştırırım, sana anlatırım, sen de yazını yazarsın.
- Kırlangıçlar hakkında bir şiir yazar mısınız?
- Benim mi yazmamı istiyorsun?
- Evet. Yazar mısınız?
- Tamam yazacağım (Daha önce de Özer'e bir şiir yazdırmıştı. Özer, Aylin'e olan duygularında samimi olmadığı için şiiri ortalamasının çok altındaydı. 21 Ağustos'taki konuşmamızdan sonra benden de bir şiir yazmamı isteyeceğini anlamıştım. Bizi kıyaslamak isteyecekti. Onun bu isteğini reddetmem gerektiğine karar vermiştim. Şimdi öyle bir zamanda istiyordu ki ölümden dönmüş olan Aylin'i geri çevirebilemezdim.)
- Üçüncü rüyamda, bir yerdeydim. Bu yer çok farklı bir yerdi ve şimdi tarif edemiyorum. Bir ses benden üç sembolden birini seçmemi istedi. Bu ses ne erkek sesiydi, ne de kadın. Sembollerden bahsediyorlardı ama ortada sembol yoktu. Ben bunu düşündüğüm anda elimde üç sembol belirdi. Gümüşe benziyor ama gümüş değillerdi. Farklı bir metale benziyorlardı. Birini seçtim. Birden önümde bir duvar açıldı. Duvardan geçtim. Önümde çok kalabalık bir insan topluluğu vardı. Onlara yetişmek için hızlı hızlı yürümeye başladım.
- Kalabalığa yetiştin mi?
- Evet.
- Sen iyileşeceksin. Gördüğün bütün rüyalar bunu teyit ediyor (bu arada körsescimin şarjı bitti ve kapandı. Şarja taktım. Yeniden konuşmaya başladım. Benim aklım hâlâ ölümden korkmuyorum cümlesindeydi). Öbür tarafta ilk sorguya çekilicekler kimler biliyor musun? Şehitler. Onlara nasıl şehit oldun diye sorulacak. Eğer, nasıl olsa şehit olacağım diye mücadele etmeden ölmüşlerse onlar intihar etmiş sayılacaklar ve Cehennem'e gönderilecekler. Nasıl olsa bir gün hepimiz öleceğiz. Ölümden kurtuluş yoktur. Burada esas olan mücadele etmektir. Biz yaşamak için yaratıldık. Yaşamak için de elimizden geldiğince savaşmak zorundayız.
- O zaman ben ameliyat olayım (Hekimler ameliyat kararı almışlar, ancak çok riskli olduğu için bir türlü cesaret edemiyorlardı. Aylin şimdi bu riski almaya karar vermişti).

Aylin yorulduğu için konuşmayı burada kestik. Zaten zorlukla konuşuyordu ve ben söylediklerinin büyük bölümünü anlamıyordum. Sadece onu yormamak için anlamış gibi yapıyordum.

Kırlangıçlar hakkında araştırmaya başladım. O an için çok fazla bilgi bulamasam da bulduklarımla şiiri yazmaya karar verdim. Onun maneviyatını yükseltmek istiyordum. Şu sıra buna çok ihtiyacı vardı. İlk kıtayı yazdım:

KIRLANGIÇ

Bu bahar, şu gönlüme ilmek ilmek işledin,
Yuvanı ördüğün o, kırmızı çamurda gel.
Uzaklardan geliyor umut üfleyen sesin,
Nasıl gittiysen burdan, öyle kanatlarda gel.

Hemen iletiledim. En hızlı kırlangıçlar kızıl kırlangıçlarmış. Kızılderili katliamından dolayı ben hâlâ onun saçlarının kızıl olduğunu düşünüyordum. Bunu da şiirde kullanmak istiyordum. Yine de tereddütlerim vardı. Ya saçları kızıl değilseydi. Gece 02:30'u bulmuştu. Şiirin devamı da o an aklıma gelmiyordu. Yatmaya karar verdim.

Sabah görev dağıtımını yapar yapmaz şiire döndüm ve ikinci kıtayı da yazdım:

Göç yollarını açtım, mevsimlere aldırma,
Çiçek seninle açar, papatyayı soldurma.
Şu hüsranlar yıkılsın, beni derde daldırma,
Ağustos'ta, Eylül'de yağıp duran karda gel.

Son kıtanın da ilk iki mısrasını yazmış, üçüncü mısrada "kızıl mı" tereddüdünü yaşıyordum. Soracak kimse de yoktu. Sonunda "kızıldır" kararını verdim. 45 dakika sonra da üçüncü ve son kıta da hazırdı:

Bende saklı evin var, dönüşün olsun yakın,
Yuvasına dönmesi beklenen yapsın akın,
Sen, kızıl kırlangıcım, baharda gel de... Sakın
İlkbahar'da olmasın, aman Sonbahar'da gel!
Aylin - Ali

Aman bizi çok bekletme. :) Seni çok seviyoruz.

Bugün ve sonraki gün görüşemedik. İletiyle desteklemek için:

" When you went away,
I hoped you could come one day.
I've dreamed while you've said to me hey.
I want you, i want you,
You'll have to come one day."

(Gurbete gittiğin zaman, hep bir gün döneceğini ümit ettim. Rüyamda seni, bana selam verirken gördüm. Seni istiyorum, Seni istiyorum, bir gün mutlaka gelmelisin) iletisini gönderdim. Bu, benim İngilizce yazdığım bir şiirin ilk kıtası idi. I want you (seni istiyorum) ibaresini değiştirmeyi düşündüm. Sonra da önceki iletilerime dayanarak farklı yorumlara yol açmaz diye caydım.

24 Ağustos'ta bir sürpriz oldu. Büyükadam özelimi iletiledi. Aynı ileti, Özer'e de gönderilmiş.

Kimden: Büyükadam(Bay, 52)
Kime: Ali (Bay, 46)
Tarih: 24.8.20.. 09:..
Konu: Dostlar, yardımınıza ihtiyacım var...

Sevgili dost Ali

Sevgili oğlum Özer

Neden? ... Nedennnn?... Nedennnnn...? Neden kızıma bu en zor anlarında manevi destek olamıyorum? Neden ona moral verme hakkım elimden alınıyor?

Ben yine onun "Siz gerçek olamazsınız" dediği babacığıyım... Ben yine onun sevgisinin sıcaklığını ta Amerika'dan hissettiği "babacığıyım"

Çok acılar çekiyorum dostlar... İçimde kanayan bir yara var, giderek derinleşiyor... Kızıma tutkum giderek artıyor, Onun içimi dolduran sevgisi taştıkça taşıyor. Ama ona bunları hissettirme hakkım elimden alınmış. Hem de sevgiye morale en fazla ihtiyacı olduğu günlerde...

Bilemediğim, öğrenmeme de izin verilmeyen bir nedenle kızıma ulaşamıyorum... Çok acılar çekiyorum dostlar... Ona destek olamamak, sevgilerimi hissettirememek beni çok üzüyor, Onun bana kırılmış olduğunun söylenmesi beni çok üzüyor, Onun hastalığının kötü gidişinde benim etkim olduğunu düşünmek beni çok üzüyor, Onun morale ihtiyacı olduğu bu günlerde benim için üzülmesi beni çok üzüyor...

Bana bir kırgınlığı var ise neden bana söylemedi? Neden bana "Hiç sana kırılabilir miyim babacığım?" dedi? Neden bana söz verdiği halde telefonlarıma yine cevap vermedi... Neden sizlerle benimle konuştuğu gibi konuşmuyor?

Sevgili dostlar...

Aylin kızım şu sıralar beni kendinden uzak tutmak istiyor. Ben bunun bana kırgınlıktan olduğuna inanmıyorsam da o olasılık beni çok üzüyor. Ben onun bana dediği gibi benim üzülmemem için bunu yaptığını düşünüyorum. Oysa onun durumu çok daha kötü iken benim üzülmem gibi bir nedeni çok insafsız buluyorum. Kızım, bu kadar iyi olmak zorunda değil.... Kendisi için, kendisine ulaşmama izin vermeli.. Kötü günleri geçtikten sonra mutlu zamanlarında ona ulaşmak beni iyi gün dostu durumuna sokar... Beni buna zorluyor kızım, iyi niyetle de olsa...

Sevgili dostlar,

Onunla görüşebiliyorsanız, ona sevgilerimi iletmek, sonra onunla görüşmeyi, ona moral vermeyi, ona sevgilerimi vermeyi çok arzu ettiğimi, onun bu kötü günlerinde ona destek olamamaktan çok üzüntü duyduğumu, onun iyileşeceğinden bir an bile umudu kesmediğimi ona iletmek çok mu zor? Sizlerde hiç mi hatırım yok? Sizler de yoksa, bunun Aylin için de ne kadar iyi olacağını düşünmüyor musunuz? Bunu yapmakla bana olduğu gibi Aylin'ime de büyük iyilik yapmış olmaz mısınız?

Ama yine de Aylin'im bilmemeli bugünlerde ağır depresyonlar geçirdiğimi... Çok üzülür... O bilmemeli zaman zaman ağlama krizlerine girdiğimi, sık sık tansiyonum yükseldiğini, 24 saat süreyle boğazımdan katı yiyecek geçmediği günün olduğunu bilmemeli... Çok çok üzülür kızım... Bugünlerde yatıştırıcı ilaçlarla yaşadığımı bilmemeli... Çok çok üzülür kızım...

Sevgili Ali Kardeş,

Bana kızacaksın belki ama geçtiğimiz günlerde yine kızımı aramayı denedim ve tabi ki açmadı telefonu. Dayanamadım dost... Özür diliyorum... Ama benim için değilse bile lütfen Aylin için, hiç değilse bir seferlik benimle görüşmesi isteğimi kendisine iletin.

Lütfen dostlar...

Büyükadam Aylin'i aradığını söylüyordu. Onun Aylin'i çok sevdiğinden şüphem yoktu. Ancak o kendi iç dünyasında yaşıyor, kendi hayallerini gerçek sanıyordu. Aylin'in anlattıkları ile onun anlattıkları birbirini tutmuyordu. Benim ona yazdıklarımı da sanki hiç okumamış gibi cevaplıyordu. Siz ne derseniz deyin, o kendi bildiğini okuyordu. Kendisini içinde bulunduğu sürüncemeden kurtarmak, merakını gidermek için Aylin'in sağlık durumu hakkındaki bilgilendirmelerimi bile yanlış yorumluyor ve bana öfke duyuyordu. Bir insanın "iki arada, bir derede" bırakılmasının ne kadar yıpratıcı bir şey olduğunu biliyordum. Suçlandığı şey hakkında bilgi vermek yetkisini kendimde görmediğimden o konuda susuyordum ama Aylin'in sağlık durumunu sık sık kendisine iletiyordum.

Aylin, daha önce olduğu gibi uyku sersemliğiyle onun aramasına cevap verir de Büyükadam azarla karışık sitemlerini dile getirirse Aylin'i ebediyen kaybedebilirdik. Bu ihtimal beni delirtmeye yetiyordu. Ne olursa olsun bunu engellemeliydim. Aramızda şu yazışmalar geçti:

Kimden: Ali (Bay, 46)
Kime: Büyükadam (Bay, 52)
Tarih: 24.8.20.. 20:..
Konu: Yn: Dostlar, yardımınıza ihtiyacım var...

Lütfen biraz daha sabır gösterin. Şu sıralar çok kritik bir dönemden geçiyor, en ufak bir moral bozukluğu onu kaybetmemize yol açabilir. Hastalığı sebebiyle çok hassas, en umulmadık bir söz onu kırabiliyor. Bütün sırlarını anlatabilmesine rağmen, geçtiğimiz günlerde bana da kırılmıştı. Lütfen sabırlı olalım.

Sevgilerimle.

Kimden: Büyükadam (Bay, 52)
Kime : Ali (Bay, 46)
Tarih: 24.8.20.. 20:..
Konu: Yn: Yn: Dostlar, yardımınıza ihtiyacım var...

Ali kardeş, inan ki ona olan sevgimden, ona destek olamamaktan çok üzülüyorum. Tek istediğim sizden, hiç değilse bunu bildirmeniz... Burada benim düştüğüm durumları bilmesi tabi ki onu çok üzer. Yalnızca ona sevgilerimi iletin ve onunla görüşmeyi çok arzu ettiğimi, beni aramasını veya çağrı göndermesini çok arzu ettiğimi iletin... Yapmak istediğim tek şey ona yine sevgilerimi iletmek, ona moral vermeye çalışmak...

O aramadan ben aramayacağım. Size söz veriyorum. Ama lütfen.. İnanın ona ulaşamamaktan Allah günah yazmasın, zaman zaman canımdan bezdiğim oluyor. Sık sık ağlama krizleri geçiriyorum. Çocuklara rezil oldum evde...

Kimden: Ali (Bay, 46)
Kime: Büyükadam (Bay, 52)
Tarih: 24.8.20.. 20:..
Konu: Yn: Yn: Yn: Dostlar, yardımınıza ihtiyacım var...

Sizin de onu sevdiğinizi söyledim zaten. Ama içinde olduğu şartlar onu çok hassaslaştırmış. En ufak bir sitemi dahi kaldıramıyor. En yakın arkadaşına bile bu yüzden bir kırgınlık yaşadı. Bundan ben de nasibimi aldım. Şu an bir ameliyatla karşı karşıya. Belki de oldu. Ancak kendisinden üç gündür bir haber alamıyoruz.

Bir daha aramanız durumunda numarası değişecek. Böyle olması halinde ise biz bile ona ulaşamayacağız.

Sevgilerimle.

Kimden: Büyükadam (Bay, 52)
Kime: Ali (Bay, 46)
Tarih: 24.8.20.. 20:..
Konu: Yn: Yn: Yn: Yn: Dostlar, yardımınıza ihtiyacım var...

Ali kardeş, ona sitem etmenizi istemiyorum, ben de zaten ona sitem edecek değilim. Hiç onu üzecek bir şey yapabilir miyim? Sizden istediğim yalnızca ona sevgilerimi iletmek ve bu zor günlerinde ona moral desteği verememenin beni çok üzdüğünü münasip bir dille anlatmak.

Ben, bana olan bu tavrının bir kırgınlıktan olduğu konusu her ne kadar beni rahatsız ediyorsa da mantıklı bir neden göremiyorum. Ben bunun kendince bir iyi niyetten olduğunu sanıyorum. Zaten benimle konuştuğunda öyle söylemişti. Siz de söylediğiniz gibi, size ve yakın bir arkadaşına kırılmışken birkaç günde bu konu hallolabiliyorsa, ben onu aylarca bana karşı tavır koyacak ne yapmış olabilirim? O benim bir tanem... Hiç onu kıracak bir şey yapabilir miyim? Farkında olmadan yaptığımı söylediği bir hatam varsa o her neyse bu kadar ağır bir suç olabilir mi? Eğer ricamı yerine getirmeyi düşünmüyorsanız siz bilirsiniz. Çünkü sizden yalnızca rica bu... Ama Aylin'i seviyorsanız, onun çok sevdiği ve ona kısa süre de olsa baba şefkati yaşatan, 'Siz gerçek olamazsınız' dediği bir kişiden böylesine ayrı kalmasına razı olmamanız gerekir. Bunu iyi düşünün ama yine de siz bilirsiniz.

Back to previous chapter Next chapter
Geri | İleri

Edebiyat Sayfasına DÖN

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35