Ana Sayfa            Diksiyon Sayfası

 

 

Konuşmada

Ses Eksikliğini

(Artikülasyon Bozukluğunu)

Giderme Yöntemleri

 

Gırtlakta iki adet ses teli vardır. İnsan sesi bu ses tellerinin nefes akımı ile titreştirilerek elde edilir. Normal soluk alıp vermede herhangi bir ses duyulmaz. Çünkü ses telleri gevşek konumdadır. Sesin çıkması için ses tellerinin gerilmeleri gerekmektedir. Bunun için gırtlak sıkılmalıdır.

 

Konuşma, boğazdan dışarıya doğru olan hava (nefes) akımının ve/veya ses dalgalarının ağız, dil, burun, dişler, dudaklar ve damaklarla yönlendirilerek çıkarılan anlamlı seslerdir. Bazı kişiler, bazı sesleri yönlendirmeyi bilmemelerinden dolayı ses kayıplarına uğrarlar. Bu ses kayıplarını kazanabilmek için hekimlere başvurarak elde edemeyecekleri şeyler için binlerce lira harcamaktadırlar. Çünkü çıkarılamayan sesler yüzünden alaya alına bilmekte veya aşağılana bilmektedirler. Bu da onlarda kendine güvensizlik başta olmakla birlikte değişik psikolojik sorunlar yaratmaktadır.

 

Ses eksikliklerinin çok büyük bir bölümü dikkat eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Bilim adamları insanları üç kategoriye ayırmışlardır. Bir bölümü gördüğünü unutmaz, bir bölümü duyduğunu unutmazken bir bölümü de dokunduğunu unutmamaktadır. Yani insanların dikkatleri çoğunlukla tek yönlüdür. Konuşmayı öğrenirken önce duyduğumuzu belleğimizde tutarız, sonra da nasıl söylendiğini ağız yapılarına ve yüzlerde meydana gelen mimiklere dikkat ederek kendimiz de tekrarlarız. Konuşmayı öğrenebilmek için iki yönlü dikkat gerekmektedir. Çok fazla yinelendiğinden her iki yönden de çoğunluğumuz gerekeni alır. Ancak bazı kişiler, bazı seslerdeki ayrıntıyı kaçırdıklarından başta “r” sesi olmak üzere bazı sesleri çıkaramaz duruma gelirler. Yıllar itibarı ile bu, onlarda alışkanlık haline gelir. İşte asıl zorluk da bu alışkanlığı yenmekte yaşanır.

 

Türkçe abecede 29 harf varsa da konuşma sesleri çok daha fazladır. Abeceye bağlı kalarak bu sesleri tek tek inceleyeceğiz. Hangi seste eksiklik varsa tamamlanmış olacaktır. Eksikliği gidermek bir dakika bile almayacaktır ama alışkanlığı yenmek çok uzun zaman alacaktır. Eksik sesin çıkara bilindiği görüldüğünde moral yükseleceğinden bu sorunu aşmak için gerekli çaba esirgenmeyecektir.

 

................................................. 

Alıştırmaları Çalışma Biçimi

 

Alıştırmalar, çok ağır bir tempoda her kelimeyi tane tane okurken eksik sesin üzerine basarak çalışılmalıdır. Eksik sesi okurken mübalağaya kaçılmalıdır. Sonra mübalağadan vaz geçmeden tempo arttırılmalıdır. Birinci cümle ezberlenmeli, her yalnız kalınlığında yüksek sesle yinelenmelidir. Bir solukta eksiksiz söyleme alışkanlığını kazanmadan ikinci cümleye geçilmemelidir. Unutulmamalıdır ki eksik ses bizde bir alışkanlık meydana getirmiştir. Mutlaka eksik sesin yerine koyduğumuz bir ses vardır ve dil de bu sese dönme eğilimindedir. Yılların alışkanlığı bir günde atılamaz. Bunun için haftalar ve hatta aylar gereke bilir. Sürenin ne kadar olacağı yapılan çalışmaya bağlıdır. Süreyi kısaltmak için düşünürken, hayal kurarken bile eksik sesi yerine koyma gayretinden taviz verilmemelidir.

 

R sesi

 

Sürekli bir ünsüzdür. Dil ucunun üst damağa değdirilerek dilin hava akımıyla titreştirilmesiyle çıkar. En yaygın ses eksikliğidir. R sesinin söylenişinde ve Y sesinin söylenişinde ağız yapısı aynıdır. R eksikliğini doldurmak için de kullanılır. Y sesi, R sesi için kaynak oluşturur. “yyyyyyyyyyyyy” sesini söylerken dilin ucunu yukarı damağa sürükleyerek çıkarılır ve üst damağa değdirilirse R sesi elde edilir. Burada dilin üst damağa değdirilirken titreşebilmesi için serbest bırakıldığına (dil kasılmamalıdır) ve bu yolla sürekliliğin devam ettiğine dikkat edilmelidir. R’yi kazanmak bu kadar kolaydır. Sıra alışkanlık haline getirmeye geldi.

.................................................. 

 

 KİTAPÇINIZDAN İSTEYİNİZ!!!!!!!!

 

İNTERNET KİTAPÇILARINDAN TEMİN ETMEK İÇİN:

http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=452874&sa=40868978

http://www.dr.com.tr/Product.aspx?pid=0000000282913

 

http://www.ideefixe.com/kitap/tanim.asp?sid=FLXXRQ4E9S3S4GL4DPYI

 

http://www.pandora.com.tr/urun.aspx?id=182905

http://www.hepsiburada.com/konusmada-ses-eksikligini-artikulasyon-bozuklugunu-giderme-yontemleri/productdetails.aspx?categoryid=1503107&productid=kcinius7448

 

http://kitapadresi.com/magaza/prddet.php?pid=108514

 

http://www.kitapambari.com/ambar/product.php?productid=72990&cat=367&page=8

 

http://www.kitaphayat.com/Kitap/330396/Konusmada_Ses_Eksikligini__Art__-Kenan_Aydin

 

http://www.kitapanda.com/Kitap/Kitap.aspx?PI=139663

 

http://www.pegema.com.tr/kitabevi/49623-Konusmada-Ses-Eksikligini-Artikulasyon-Bozuklugunu-Giderme-Yontemleri--kitabi.aspx

 

http://www.hemenkitap.com/magaza/prddet.php?pid=117998

 

http://www.kibo.com.tr/kibokatalog/kibodetay.php?pid=657229

 

 

Anayasayı bir kere delmekle bir şey olmaz.
Turgut ÖZAL 

Olur. Hem de öyle bir şey olur ki yer yerinden oynar. Hiç kimse sahip olduğu özgürlükten taviz vermez de ondan. En kıt akıllıdan en akıllısına kadar herkes ayaklanır. Ama zaten anayasa delik deşikse bir delik daha açılması kimsenin dikkatini çekmez. Çekse ne olur ki… Sesini çıkarabilecek olanlar ya sindirilmiş, ya da onların ağızlarına bir parmak bal çalınmıştır. Çıkarlar, “hukuk devletiyiz” derler. Böylece hem kendilerini, hem de halkı kandırdıklarını zannederler. Gerçekte ise altta ezilen halkın devlete düşman olmasını sağlarlar. Böylece devletten çalmak, domuzdan kıl koparmaya benzer. Fırsatını bulanların çoğunluğu çalarken bulamayanların çoğunluğu da onları destekler. 

Soru: Halkından destek alamayan bir devlet ne kadar yaşayabilir?

Kitapçınızdan isteyiniz veya:

www. kitapyurdu.com
www.dr.com.tr
www.idefix.com
Ya da diğer internet sitelerinden alabilirsiniz.

Kırık Kalbe

Çağların ötesinden kendine kalp sunulan,
Başka ses, başka ışık arar mı, arar mı hiç!
Görünüşe aldanıp gerçeklerdir sanılan,
Her türlü yalanları sarar mı, sarar mı hiç!

Ömürler tükenip de üfleyince İsrafil,
Kaybedilen zamandır, kalbimdeki yer değil.
Umut tükense bile yine sevecektir dil,
Üçüncüler güveni yarar mı, yarar mı hiç!

Odunla yansın bağrım, yük değil senden gelen,
Kanatırsa kanatsın göğsüme batan diken.
Dertlerinle ağlayıp, mutluluğuna gülen,
Bugün de yollarından ırar mı, ırar mı hiç!

Karşılık beklemeden sadece seven seni,
Sen, ister mi sanırsın bekleyen o kefeni...
Sana hiç yüksünmeden arzulayan gülmeni,
Bir gönüle gel diyen kırar mı, kırar mı hiç!

www.kitapyurdu.com 'dan satın al

Yapılanları bir türlü mantığım kabul etmiyordu. Her şeyi sorguladım. Acaba gerçekten Aylin diye biri var mıydı? Var olduğunu biliyordum ama inanmıyordum. Varsa gerçekten hasta mıydı? Hasta olduğunu biliyordum ama inanmıyordum. Beni sevmiş miydi? Hayatında kimseyi sevmediği kadar beni sevdiğini biliyordum ama inanmıyordum. Öldü mü? Öldüğünü biliyorum ama inanmıyorum. Belki de bundan dolayı üzülmemiştim. Keşke hiç karşılaşmasaydık diye hiç düşünmedim. Yaptıklarımdan pişman değilim. Nehire’nin dediği gibi “birileri, bir yerlerde roman yazıyor” da olsa ben her şeyimle samimiydim. Ben “Ali abi” idim. Kimine göre vaz geçilmez dost, kimine göre amansız düşman, kimine göre sıradan. Hiç kimse beni sevmek zorunda değilken ben, herkesi sevmeye mecburdum. Taha, Dünya, Özer, Cemal ve Devrim’e bile nefret veya kin duymuyorum. Bana yaptıklarından değil, Aylin’e yaptıklarından dolayı asla bağışlanmayacaklar. Aramızdaki hesap, o büyük “Hesap Günü”nde görülecek.

Ve nihayet ona verdiğim bir sözü tutmuştum: Öldüğüne üzülmemiştim.
 

www.kitapyurdu.com 'dan satın al

 

 

 

 

Ana Sayfa            Diksiyon Sayfası