Karın Gurultusu
Ben ağladığın zaman
Seviyorum seni.
Annesini kaybetmiş bir çocuğun
Gözyaşını silmek için
Uzandığında elin,
Ekran ötesi bir zulme işaret eden
Parmaklarının ucuna damlayan
Göz yaşını seviyorum ben.
Çıplak ayak
Yurtsuz ocak
Cansız beden
Kızıl kefen ağlatır beni
Yağmur ıslatmaz aslında insanın gözlerini.
Ben renk değiştirdiğinde
Seviyorum gözlerini.
Bastırmaya çalıştıkça sıkılan yüreğin
Kahverengiden siyaha dönüşen gözlerine
Oturduğu zaman
körleşiyorum ben.
Dil kapalı
kalp sağır
el yamalı
yel ağır olduğunda çöker karanlık
sokak lambaları aydınlatmaz insanı
ve hiçbir soba ısıtmaz insan yüreğini.
Ben acı çöreklendiğinde
seviyorum yüreğini
ve seviyorum acıya direncini.
Seven/sevdiren
ölen/öldüren
gülen/güldüren
ağlayan/inleten
ne varsa insana dair
inkarı ihanettir
ve sürgün yemiş bir yüreğe
reva görülen işkencenin böylesi
hiçbir çağda görülmemiştir.
Hiçbir yürek taşımaz aslında bu vahşeti.
Ben vahşileştiğinde seviyorum seni
vahşete tanıklık vahşileştirir bizi.
Sehpada cellat,
sehpada urgan,
sehpada kan...
ve bu sahneden arta kalan
elde nasır
dilde dua
yürekte kahır
gözde yaş
özde bilenmişliğimizdir.
Kimseler bilmez işlediğin cinayeti.
Ben zehir kusunca seviyorum dilini
ve seviyorum nezaketsizliğini.
Doğacak çocuklar aşkına
doğmamış çocuğumuza kefen biçilmelidir
tuz bastıkça bağırmalıdır yaralı toprak
ve kesilmelidir
yangına ateş
hastaya zehir
kuzguna leş
zalime şehir
taşıyanların çirkin elleri.
Hiçbir toprak affetmez yalanla örtüleni.
Ve ben seviyorum
bütün nefretlerine inat sevmeyenlerimi.
Yolcusuz han
tebasız sultan
sahipsiz ev
katıksız insan seviyorum ben.
Farkında değil misiniz,
sevmeyenler, sevmediklerimizdir?
Işıklar hep bu yüzden kırmızıyı gösterir.
Sıyrılın diplomatik karanlığınızdan
gösterin bedelsiz sevme cesaretini.
Çetin Kapdan
Serbest Şiir Sayfası
|