Back to previous chapter Next chapter
Ana Sayfa

Bir Gül Fidanıydı

Bir gül fidanıydı,
Güneşten mahrum.
Sıcaklığımı verdim,
Işığımı verdim.

Bir gül fidanıydı,
Yaprakları kurumuş,
Sudan mahrum.
Su oldum.

Bir gül fidanıydı,
Bütün gövdesini bitler sarmış,
Uğur böceği oldum.

Rahatlamış, yeşermeye başlamıştı ki,
Bahçe sahibi çıka geldi.
Fidanı çalmakla suçlandım,
Bahçeden kovuldum.
Aramıza dikildi bir bir engeller,
Sandım ki: feryat ediyor güller.
Gördüm ki: ağlıyor bülbüller
Eyvah! Bu ne yanılgıdır ya Rab!
Bahçe değil, ben oldum harab!
Bir nihali sevmek, ne büyük suç oldu! ?
Şu bahtsız gönlüm ah-ü zarla doldu.
Bütün değerlerim tek tek soldu.

Ey nihal! Bana sitemin boşunadır.
Benim sıcaklığım sende,
Benim ışığım sendedir.
Uğur böceği bilmez kement,
Suya vurulamaz bend!
Oniki yıl sonra,
Kalmayacak tek bir kuru yaprak!
Bilmiyorum:
Kalır mı bahçende toprak?

Oniki yıl sonra,
Oniki yol sonra,
Hangi filizin gül verir?
Hangi bülbül sana şakır?
Bilemem.
Seni ben,
Gülünü görmeden,
Gülüne dokunmadan sevdim.
Bin yıl yaşasan,
Bin yıl daha yaşasan,
Bir daha asla!
Asla böyle sevilmeyeceksin!

Kenan Aydın

Back to previous chapter Next chapter
Geri | İleri

Serbest Şiir'e DÖN