Aydın Var Mı
Devletin temel üç görevi vardır:
1. Vatandaşlarının güvenliğini sağlamak,
2. Eğitimlerini sağlamak,
3. Sağlıklı bir hayat sürmelerini sağlamak.
Bu üç görevi yerine getirirken de vatandaşlarından ücret talebinde bulunmaya hakkı yoktur. Çünkü görevlerini yerine getirmek taahhüdüyle vatandaşlarından vergi toplamaktadır.
İlk iki görevini yerine getirirken – en azından kâğıt üzerinde – pek bir problemle karşılaşılmaz. Güvenlik ve eğitim ücretsizdir. Sağlık konusunda durum değişir. Döner sermaye adı altında ücret talep edilir. İlginçtir ki döner sermayeye en büyük katkıyı devlet sağlar. Döner sermayede toplanan paralar hastanelerin daha iyi hizmet vermesi için harcansa belki bir nebze olsun haklı görülebilir ama büyük kısmı hastane personeline dağıtılmaktadır.
Anayasa’mıza göre “hiç kimseye, hiçbir zümreye, hiçbir sınıfa imtiyaz tanınamaz”. İmtiyaz, herkese tanınmayan hakların, bir kişiye veya bir gruba tanınması demektir. Devleti yönetenlerin de kabul ettiği gibi döner sermaye payı bütün memurlara verilmemektedir. Bir kişi bile bu haktan mahrumsa bunun adı imtiyazdır. Kaldı ki sağlık personelinin aldığı ücret, asli görevlerini yerine getirirken aldıkları maaş dışı ücrettir.
Bu Anayasa’ya aykırı uygulamanın mağduru vatandaşlarımız vardır. Hastanelerde rehin kalmışlardır. Doğum parasını ödeyemedikleri için bebeklerini kaçırmak ve bu yüzden de onlara nüfus cüzdanı alamamış insanlarımız vardır. Her ne kadar “yeşil kart” uygulaması varsa da bu, mağduriyetleri önlemeye yeterli olamamıştır. Ayrıca zaten ücretsiz olması gereken bir hizmet için böyle bir şeye ne gerek vardır?
Bir ulusun aydınları, o ulusun insanlarının daha iyi bir hayat standardına yükselmeleri için çaba harcayan, kafa patlatan insanlarıdır. Halkımızın pek çoğunu ilgilendiren haksız ücretleme konusunu hiçbir kalem dile getirmemiştir. Yoksa böylesine garip bir uygulama devam edemezdi. Devletin kurmuş olduğu bütün döner sermayeler Anayasa’ya aykırıdır. Peki, kendilerine aydın diyen zevat nelerle meşgul olmaktadır?
Hâlâ bu ülkede aydın veya aydınların var olduğunu düşünüyor musunuz?
Kenan Aydın