|
|
Yollarımızın Kesiştiği Yerde Sonbahar'da gel demiştim sana. |
|
Lappasına Aşktı Lappasına bir aşktı bizimkisi. Kadın Kadın Olmazsa Bir kadın Aşka DönüşBir başımalığımla yola çıktım, Aşkın MevsimleriBir sonbahar yaşandı,
|
Aldatmaca Yarda var olmuşluğun sırlarına ermeden, Kırmızı GülBir kız bırakmışım orda bir yerde: Bir
yangın kavurdu, yeşil kalmadı, Avrupa'da Özgür Her Bir Düşünce'Şu
Ermeniler'e soykırım yoktur.'
|
5 "Çünkü Tanrı biliyor ki, o ağacın meyvesini yediğinizde gözleriniz açılacak, iyiyle kötüyü bilerek Tanrı gibi olacaksınız." |
6 Elçiler bir araya geldiklerinde İsa'ya şunu sordular: «Rab, İsrail'e egemenliği şimdi mi geri vereceksin?» |
47 Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimeti ve vaktiyle sizi âlemlere üstün kıldığımı hatırlayın. |
C ve Ç Sesleri Uzmanlar, "(C) ünsüzü (D) ve (J) ünsüzlerinin kaynaşmasıyla ortaya çıkar, (Ç)
ünsüzü (T) ve (Ş) ünsüzlerinin kaynaşmasıyla ortaya çıkar" demektedirler. Hiç
kimsenin "c" veya "ç" profesörü olmak istediğini sanmıyoruz. İnsanlar c, ç'yi
söylesinler yeter. Bu iki sese çıkakları bakımından en yakın sesler "j" ve "ş"dir.
C veya Ç veya her ikisini de çıkaramayanlar eğer ş sesini çıkarabiliyorlarsa
işleri çok kolaydır. Yapmaları gereken tek şey "şşşşşşşş" sesini çıkarırken
dilin ön kısmını üst damağa değdirerek veya bastırarak hava akışını kesip
sürekliliği sona erdirmektir. Çünkü Ş sesi sürekli, C ve Ç sesleri süreksizdir.
Sürekli Ş sesini çıkarırken dilin ön kısmını üst damağa değdirip sürekliliği
ortadan kaldırmak, C sesinin çıkmasını sağlar. Dilin ucunu aynı noktaya
bastırmak ve diyaframı ani sıkıştırmak ise süreksiz Ç sesinin çıkmasına yol
açar. Kenan Aydın Satın Al |
Artık Hatır Sorma Senle aramızda farklıdır yaşım Ne
bilir sevdayı çekmeyen başlar Hani gizli idik herkes biliyor |
Aşk çok yüzsüz bir şeydir. Çağırınca gelmez. Beklenmedik yerde, umulmadık zamanda giriverir. Kapıdan mı, başka yerden mi girer bilinmez ama kapıyı çalmadığı kesindir. Hava gibidir, girişini engelleyecek kilit yoktur. Öylesine yüzsüzdür ki kovmakla gitmez. Oduna çakılmış çivi gibidir, onu sökebilecek keser bulunamamıştır. Aşk onu en beklenmedik yerde, ölüm döşeğinde; en beklenmedik zamanda, sarı yaprak zamanında buldu. Mutlu bir çocukluk dönemi geçirmişti ama ne lise yıllarında, ne de üniversite sıralarında onun gönlünü çelmeyi başarabilen çıkmamıştı. Bunda belki de ailesinin aşiret yapısı etkili olmuş, beğendikleri de ona yaklaşmaya cesaret edememişlerdi. Kim bilir, belki de hayata tepeden bakıyor olmasındandı. Henüz 25 yaşlarındayken tedavisi olmayan
ölümcül bir hastalığa yakalandı. Hekimler durumunu saklamaya gerek görmedikleri
gibi |
|
|
Geniş Ünlü Daralması Fiil kök veya gövdelerine, "yor" eki gelince kök ya da gövdelerin
sonundaki "a - e" geniş ünlüleri darlaşarak "ı - i" olur: Darlaşan bu ünlüler, iki yuvarlak ünlü (o ö u ü) arasına gelirse, "u - ü"
olur: Bunların dışında "y'"nin darlaştırma etkisi yazıda gösterilmez. Yalnız konuşmada darlaşan ünlüler:
|
Gençliğimde, “ … Kamlançu ülkesine bahar geldiğinde …” diye başlayan H. Nihal ATSIZ’ın Ruh Adam romanını okumuştum. Romanın girişindeki eski Uygur masalı, Açığma-Kün ile sevgisinin büyüklüğünden ölüm döşeğine düşmüş Yüzbaşı Burkay arasındaki hazin aşkı anlatmaktaydı. Masala göre, Yüzbaşı Burkay’ın aşkı her geçen gün büyüyerek Açığma-Kün’ü tanrılaştırır. Kadın bir kere “seni seviyorum” derse bu dertten kurtulursun diye çare üretilir. Yüzbaşı Burkay “beni seviyor musun” diye sorar ama kadın karşılık olarak onu sarar, sorusunu unutturur. Sonunda Yüzbaşı ölüm döşeğine düşer. Ölmek üzereyken yine sorar. Sorusu karşılıksız kalır. Ancak Burkay öldükten sonra “ sus! Sus! Ben de ıstırap çekiyorum” der, “seni seviyorum” demez. Bugün bile hâlâ oralarda “beni seviyor musun” diye soran bir erkek sesi, “sus! Sus! Ben de ıstırap çekiyorum” diyen bir kadın sesi duyulurmuş. “Seni seviyorum” demenin bu kadar zor olması beni hem üzmüş, hem de düşündürmüştü. Çok uzun yıllar sonra benim de yolum Kamlançu ülkesine düşecekmiş.... Kenan Aydın |
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde ülkenin birinde, kendi halinde yaşlı bir adam yaşarmış. Kendisini sevmeyenlerin bile saygı duyduğu bu adam, özü sözü bir, kalbi pamuk gibi, kimseye farklı muamele yapmayan sevgi dolu bir adammış. Bir akşam, işten evine doğru giderken, köşe başında ağlayan bir genç kız görmüş. Niçin ağladığını sormuş. Kızın bacakları tutmuyormuş ve ailesini onu, orada terk etmiş. Yaşlı adam, kızı sırtına almış ve evine götürmüş. Yaşlı adam kıza, büyük bir ihtimam ve derin bir saygı gösteriyormuş. Her yere sırtında taşıyor, yemeğine yatağına kadar getiriyor ve suyunu kendi dolduruyormuş. Bazı günler kendisi aç kaldığı halde bile, kızı aç bırakmıyormuş. Kız, yaşlı adama o kadar çok güveniyormuş ki, onun ağzından çıkan her cümleyi, mutlaka yerine getirilmesi gereken ayet olarak görüyormuş. Yaşlı adama “ siz mükemmel bir insansınız” diyormuş. Yaşlı adam buna karşı çıkıyor ve kendisinin de bir insan olduğunu, kusurlarının var olduğunu söylüyormuş. Kız da buna şiddetle karşı çıkıyor ve “sizin kusurunuz yok” diye kestirip |
| Linkler: OTOGAZ TC Kimlik No Online İhbar |
Edebiyat Siteleri: Sevdam Benim Karşılıksız Sevda Edebiyat Eğitim Türkçe Sevdalıları Şiir Evreni Duygu Yansımaları Antoloji.com KitapYurdu.com |
|
Her hakkı saklıdır copyright© 2010